İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Öz isminin anlamı: 1. Bir kimsenin benliği, manevi varlığı. 2. Bir şeyin temel ögesi. 3. Kan bağı ile bağlı olan, üvey olmayan. 4. Katıksız, arı. Öz ismi Türkçe kökenli bir Kız ismidir.
Öz İsminin Anlamı Nedir? Öz İsminin AnaliziAyben: Ay benizli.
İmren: Görülen bir şeyi veya benzerini edinme isteği. Gıpta.
Catherin: temiz veya saf
Gamila: güzel
Matthia: Tanrı `nın hediyesi
Corinne: bakire
Eufemia: Tanınmış
Stasis: Ayakta
Rana: Güzel, hoş görünen
Övgün: Övülmeye değer, nitelikli kimse. - bk. Övgül
Sadıka: İçten bağlı, doğru, gerçek dost.
Magdalena: Mecdelli alınmış
Kriska: Hristiyan
Litsa: İyi haber getiren bir
Genesis: Başlangıç;
Mili:
Duhter: Kız.
Dorlisa: bir vizyon
Aymaral: Ay kadar güzel ceylan.
Gülsim: Gümüş gibi beyaz renkli gül.
Semina: İnternette aşağıdaki anlamlar geçmektedir ancak bu anlamları hiçbir kaynakta bulamadık. Bu yüzden doğruluğu tartışılır. İşitme , Işık. Hurma ağacını ilk diken kızın adı. Hz. Adem’in (as) 2. kızının adı.
Nardan: 1. Nar taneleri. 2. Gözyaşı damlası.
Mağfiret: Allah’ın, kullarının günahlarını bağışlaması.
Sevilsen: "Sevil, beğenil" anlamında kullanılan bir ad.
Marziye: Hoşa giden, beğenilen.
Siham: Oklar
Jessica: Tanrı için sabırsızlanıyor
Leyan: Parlayan, parlayıcı.
Meram: İstek, niyet, amaç.
Thais: düzgün, temiz
Nadhima: Mutluluk
Ferah: Bol geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren
İncila: 1. Parlaklık, ışık. 2. Parlama, aydınlanma. 3. Görünme, ortaya çıkma.
Bengühan: Hükümdarlığı sürekli olan.
Menora: Şamdan
Melisa: 1.Bir tür kokulu, otçul bitki, oğul otu. Baklagillerden, yaprakları liomu andıran kokulu bir bitki.2. Yunan mitolojisinde geçen bir rahibenin adı
Basileia: kraliçe
Hena: Tanrı'nın Grace
Joelliane: Tanrı iyidir
İzra: Korkutma. Çok fazla medhetme, aşırı derecede övme. Altın arama. Arşınlama, ölçme.
Saranda: Yardımcı mensity
Kristyn: Mesih'in takipçisi
Emine: (Ar.) Ka. - 1. Arapça’daki Amine kelimesinin Türkçeleştirilmiş şeklidir. 2. Peygamberimizin annesi,inanılır güvenilir
Kiraz: Gülgillerden bir meyva ağacının sulu tek çekirdekli meyvesi
Jaala: yaban keçisi
Naara: yavru, kız
Nurfide: Aydın, ışıklı genç.
Binefş: Menekşe
Hayriye: Hayırla, iyilikle ilgili
Argie: All Seeing
Bengigül: Sonsuza dek güzel olarak kalacak olan.
Hevin: Sevda
Nawra: Çiçek çiçek
Mahten: Ay gibi beyaz, ışıklı, parlak teni olan.
Martı: Martıgillerden, çoğu beyaz renkte, eti yenmez, yüzücü, perde ayaklı deniz kuşlarının ortak adı.
Esek: iddia
Jiphtah: açılış
Şule: Alev, ateş alevi. Alevlenmiş odun. Kaynak: Osmanlıca Sözlük
Selmin: Barış yanlısı, barış ve sevgi duygusuyla dolu.
Beylan: 1. Ağırbaşlı, uslu, kibar. 2. Şımarık, nazlı, yaramaz. 3. Sebatsız, tembel. bk. Baylan
Anysia: tamamlamak
Katica: saf
Hüsnühâl: Davranış güzelliği.
İlgi: İki şey arasındaki herhangi bir bağlılık, ilişki.
Acnes: iffetli
Pesen: 1. Kırağı, çiy. 2. Sis. 3. İnce ince yağan kar, çisenti.
Zeyneb: Babasının süsü. Değerli taşlar, mücevherler. değerli olan herşey Hz. Zeyneb. Peygamber Efedimizin (s.a.a) torunu ve Hz.Ali (a.s.) ile Hz.Fatıma (s.a.) kızı.
Eluria: değerli çiçek
Ocèana: Deniz
Lizzie: Allah yemin etmiştir
Laili: Olay akşam
Artemus: Tanrıça Artemis'e adanmış
Busena: Öpüşmek, öpmek anlamına gelen buse ve şimşek parıltısı anlamlarına gelen sena isimlerinin birleşiminden oluşmuştur.
Mariette: düzgün temiz
Ayaça: Sevgili hanım, sevgili kibar hanım.
Anticlea: Odysseus annesi
Günerim: Günün iyi haberi, müjdesi.
Gülesin: "Mutlu olasın, gülesin" anlamında kullanılan bir ad..
Melahat: Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak
Tutam: Bir desteden daha / parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan tutam
Çilhanım: Yüzü çil çin olan kadın.
Circe: kuş
Buke: Gelin, yeni gelin.
Safinaz: Çok nazlı, çok naz eden.
Themis: kullanımı, doğal yasa, yönetmelik, hukuk
Hamiye: 1. Himaye eden, koruyan, koruyucu. 2. Kayıran, kayıncı.
Porzer: Sarışın
Mübareke: 1. Bereketli. 2. Uğurlu, hayırlı, kutlu.
Saçı: 1. Düğün armağanı. 2. Gelinin başına saçılan şeker, arpa, para gibi şeyler.
Fidda: Gümüş
Güz: Sonbahar.
Gülder: "Gül topla" anlamında kullanılan bir ad.
Tevfika: 1. Uydurma, uygun düşürme. 2. Başarıya ulaştırma. 3. Tanrı´nın yardımına kavuşma.
Bedrunnisa: Bedri ile Nisa isminin birleşmesi ile oluşmuş bir isimdir. Dolunay gibi kadın, dolunay yüzlü kadın anlamına gelir.
Kenya: Hayvan Horn
Hala: 0,, Glory, halo
Gülgün: Gül renginde, kırmızı, pembe
İrşad: Doğru yolu göstermek, hidayete erdirmek. Hak ve hakikate, iyiye, doğruya tercüman olmak, Allah yolunu göstermek. Allah’ı kullarına, kullarını da Allah’a sevdirmek.
Maysun: güzel bir yüzü var
Destgür: Yardımsever, iyiliksever
Timun: Tanrı korkan
Tamal: "Bütünüyle ele geçir" anlamında kullanılan bir ad..
Zophim: Bir gece bekçisi için yer
Dolphin: yunus
Zoral: "Zoru başar" anlamında kullanılan bir ad.
Tevhit: 1. Birkaç şeyi bir araya getirme, birleştirme. 2. Allah’ın birliğine inanma.
Çapan: 1. Ceket. 2. Engelli, tehlikeli. 3. Düğün yemeği yapan aşçı. 4. Alkış, el çırpma.
Somer: Doğru, güçlü kimse.
Akman: 1. Temiz, beyaz, güzel insan. 2. İhtiyar. Yaşlı kimse
Ananias: Tanrı'nın uzlaştırılması
Tiria: bulmak
Arseni: Arsenios varyantı
Haggi: bir yabancı
Serdal: İleri gelen, önemli kişi.
Kaygısız: Endişesiz, hiçbir şeye aldırış etmeyen.
Yoğunay: İri yarı kimse.
Bachir: Büyük oğlu
Seha: Eli açık, cömert
Dinçsay: "Gücü ve sağlık durumu yerinde olarak kabul et" anlamında kullanılan bir ad.
Demirkurt: Güçlü, kuvvetli, sert kimse.
Dinçkök: Gücü ve sağlık durumu yerinde olan soydan gelen kimse.
Siper: 1. Korunulacak, saklanılacak yer. 2. Kuytu yer. 3. Savaşta askerlerin girdiği, hedef olmadan ateş etmek için kazılan hendek.
Petrus: kaya
Abell: İncil'de Adem ikinci oğlu
Tekinal: Tek ve eşsiz kimse.
Savtunç: Sözünde duran kimse.
Bilgekan: Bilgin soydan gelen kimse.
Nicholl: Victorious kişi
Onurlu: Onurlu, şerefli kimse.
Ümit: Umut / Ummak, beklemek, ümit etmek
Rafeek: Bir arkadaşım
Yamantürk: Güçlü Türk.
Ezrah: yardım
Savaş: İki ya da daha çok tarafın vuruşması , kavgası
Efdal: En değerli en yüksek.
Karabey: Esmer, yağız bey.
Tiner: Sağlam, güçlü, canlı kimse.
Asadel: başarılı
Jedd: Rabbin Sevgili
Elşad: Milletin Efendisi
Şahinalp: Şahin gibi güçlü, yiğit, cesur kimse.
Аzad: Özgür
Thole: Talmai oğlu
Özerdim: "Özüne, gerçeğine erdim, ulaştım" anlamında kullanılan bir ad.
Börçek: Kâkül, perçem, pürçek.
Olcaytuğ: Bahtı açık, talihli - bk. Olcayto
Bekir: (Arabça)Sabahları erken kalkmayı alışkanlık edinen kimse, bakir,yeni doğmuş
Azmaveth: güçlü ölüm, bir kova
Sheva: Yemin, söz
Muammar: uzun ömürlü
Çam: İğne yapraklı, kozalaklı, reçineli ağaç.
Töreli: 1. Güzel. 2. İyi. 3. Konuk ağırlamayı seven. 4. Soylu.
Urun: 1. Özel yer. 2. Önemli bir görevlinin çalıştığı yer, makam. 3. Gizli, habersiz. 4. Huy, yaradılış. - bk. Orun
Behçet: Sevinç, güzellik, güler yüzlülük.
Gabai: Bliss, sonlandırıcı
Herschel: Geyik
Kılavuz: Yol gösteren, rehber.
Saner: Ünlü, tanınmış kimse.
Haciyan: Hacılar, hac farizasını yerine getirmiş olan müslümanlar.
Tatevos: Ataların yolu
Macid: Şan ve şeref sahibi
Karabükey: Güçlü güreşçi.
Soylubay: İyi tanınmış, köklü bir aileden gelen kimse.
Tağalp: Dağ gibi gösterişli, heybetli, güçlü yiğit.
Sahabe: Hz. Muhammed’i (s.a.a) görmüş ve onun sohbetinde bulunmuş Müslümanlar, ashap. Sahipler, sahip çıkanlar.
Tetik: 1. Uyanık, açıkgözlü. 2. Çabuk davranan, çevik. 3. Becerikli. 4. Kedi, köpek vb. hayvanların pençeleri. 5. Önder, kılavuz. 6. Ateşli silahları ateşlemek için çekilen küçük manivela.
Muğdat: (Arapça Mudad’tan))Çorak su, tatlı su, buruk.
Serimer: Sabırlı kimse.
Görkmen: Yakışıklı, gösterişli kimse.
Bozlak: Orta ve Güney Anadolu´nun bazı bölgelerinde bir türkü ezgisi.
Konuray: Gururlu, kibirli kimse.
Uçarlı: Gerçekçi olmayan, hayaller peşinde koşan kimse.
Doğanbaş: Doğan, dünyaya gelen kimse.
Harun: Akseden, parlayan. Hz. Musa (a.s)’ın Peygamber olan küçük kardeşinin adı. Köken: İbr. Söyleyiş: (ha:run) Cinsiyet: Erkek 1. Parlayan.2. Hz. Musa’nın küçük kardeşinin adı. Bir tutam ot. Özellikle atlarda görülen, bulaşıcı bir çeşit hastalık, sakağı. sıf. (Ar. ḥurūnet “hayvanın inat edip ileri gitmemesi”nden ḥarūn) 1. İlerleyeceği yerde huysuzluk edip geri geri giden (at) [Halk ağzında harın kullanılmaktadır]: Zabta kim kādir idi esb-i harûn-ı feleği / Olmasa kabza-i destinde inân-ı devlet (Sâmi). Ashâb-ı kiram haydi dediler, kalkmadı, harun hayvan gibi inat edip durdu (Cevdet Paşa). 2. mec. İnatçı (kimse).
Kabos: Dolandırıcı
Sevastianos: Onurlandırıldı Biri
Yayalp: Sert, kuvvetli yiğit.
Sabastian: Erkeklik
Erkal: "Her zaman yiğit kal" anlamında kullanılan bir ad.
Xylander: Orman
Julius: Julus İnsanlar
Yalkı: 1. Yalın, tek. 2. Işın
Basa: 1. Fazla, üstün, baskın. 2. Arka.
Kırtay: Saçlarona ak düşmüş kimse.
Ergi: İyi, güzel bir şeye erişme.
Onursu: Onurlu bir soydan gelen.
Abdülalim: En iyi bilen, alim olan Allah’ın kulu.
Kök: 1. Dar ve derin dere. 2. Gürbüz, sağlıklı. 3. Gök. 4. Asıl, kök, köken
Jariath: Layık Ana İbadet
Rasim: Resmeden, resim çizen
Tüney: 1. Öğle güneşi alan yer. 2. Güneş battıktan sonraki zaman. 3. Güneşli yer.
Toktaş: Gözü tok sağlam yapılı ve güçlü kimse.
Bahir: Deniz.
Müşteba: Seçilmiş, seçkin. - bk. Müçteba
Neccar: 1. Dülger. 2. Marangoz.
Barım: 1. Varlık, servet, zenginlik. 2. İktidar.
Göktan: Şafak vakti.
Yo: yetiştirmek
Erentürk: Amacına ulaşmış Türk.
Abdal-Rahim: şefkatli kulu