İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Ta isminin anlamı: güzel. Ta ismi Hinduca kökenli bir Kız ismidir.
Ta İsminin Anlamı Nedir? Ta İsminin AnaliziAdel: Asilzadeler anlamına gelir.
Ceylinaz: İnternette “Cennetin kapısındaki görevli melek” anlamına geldiği geçmektedir ancak bu anlam kesinlikle yanlıştır.Böyle bir kelime ve anlam yoktur, tamamen uydurmadır. “Ceylinaz” kelimesi Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerde geçmez. Böyle bir kelime Türkçe, Arapça ve Farsça sözlüklerde de bulunmamaktadır. Sadece zooloji biliminde Arapça olarak ceyl kelimesinin yengeç anlamı vardır. Arapça’da “cyl harflerinden oluşan ve ciyl diye okunan bir kelime vardır. ciyl kelimesinin anlamı ise topluluk, kavim, millet, zümre, nesil ve batın anlamlarına gelmektedir
Seylan: Akma, akış.
Zweena: güzel
Dilber: Gönlü alıp götüren güzel.
İslimî: 1. Çin işine benzer şekilde yapılmış bir tür süs, bezek. 2. Buharlı.
Nevish: Tanrı'nın Nefes
Yegâne: Biricik, tek.
Haleema: Sabır olan biri
Ayşirin: Ay gibi şirin ve tatlı olan.
Semra: Esmer
Keres: kötü ruhları
Pürfer: Çok parlak, aydınlık.
Bithron: bölünmeler
Ephesus: çekici
Maridel: hayata küsmüş
Dilemnur: Gönüle ışık saçan, gönlü aydınlatan, gönlü ferahlatan. Dilem ve Nur isimlerinin bir araya gelmesi ile oluşan isim. Bkz: Dilem ve Nur
Nuray: Ay ışığı gibi nurlu
Zerafet: İncelik, güzellik, zariflik.
Zinet: Süs, bezek.
Ayterim: Ay gibi ince ve nazik olan.
Zamira: vicdanlı
Kafiye: Tâbi olan şey. Her şeyin son tarafı. Şiirde mısra sonlarında bulunan sözcüklerin son heceleri arasındaki ses benzerliği, uyak. Halk edebiyatında ayak.
Sesil: Bir organizmanın sap, gövde ve pedisel gibi yapıları olmaksızın doğrudan bir yere oturması. Bir yere bağlı olarak yaşayan. Meryem ananın yanında bulunan kadınlardan birisinin adı olduğuna inanılır. Çerkesce’de güneş ışığı anlamına gelir.
Musaffa: Temizlenmiş, arıtılmış.
Karnaim: boynuzları
Theophaneia: Tanrı görünür
Aella: Kasırga
Ubeyde: 1. Küçük köle, kölecik. 2. Kul. - bk. Übeyde
Mysha: Hayatı boyunca Neşeli
Laila: gece doğan karanlık güzellik,
Bidkar: pişmanlık ya da keskin bir ağrı
Keramet: 1. Bağış. 2. Ağırlama, ikram. 3. Ermişçe yapılan iş, hareket veya söz
Telvin: Renk verme, boyama.
Arethusa: mükemmel olmak için
Gülşen: Gülistan / Gül bahçesi
Nisvan: Kadınlar.
Emral: Emral ismi hakkında hiçbir kaynakta bilgi bulamadık. İsim hakkında bilgi sahibi olanlar bizi yorum yaparak bilgilendirebilirler.
Özenir: Çaba gösteren, en iyisini yapmaya çalışan kimse.
Rivka: Yakup İshak ve annesi eşi
Sürmeli: 1. Gözleri sürme çekilmiş gibi güzel olan kimse. 2. Bir tür buğday.
Ecre: Ücret veya mükafat anlamı taşır. Ecr kökünden türemiştir. Kuran’da geçer (Hadid 27, Talak 5, Kalem 46, Müzzemmil 20)
Evdegül: Evde olan güzel.
Pembegül: Pembe rekli gül.
Gederah: duvara
Gülnaz: Gül gibi ince ve narin
Aishah: Hayat
Andaç: Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra
Nawra: Çiçek çiçek
Hamra: Çok kırmızı, kızıl.
Elle-Anna: güzel, zarif
Öziş: Gerçektem eş olan kimse.
Maath: korku smiting kırılma silme
Aslınur: Nurdan gelen, aydınlık, ışıklı, temiz.
Gülsüm: Yuvarlak yüzlü, güzel
Zatiye: Kendiyle ilgili, kendine ait, özel.
Macide: Şan ve şeref sahibi
Karyağdı: Karlı günde doğan beyaz tenli kız çocuklarına verilen bir ad.
Adalet: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek.
Çitlembik: 1. Mercimekten biraz büyük, buruk lezzette meyvesi olan bir ağaç. 2. Ufak tefek, esmer ve sevimli.
Ayna: Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam.
Gülsemin: Değerli gül.
Aslıgül: Soyu gül gibi temiz ve güzel olan.
Nehir: Irmak, büyük akarsu
Kenya: Hayvan Horn
Kumru: Güvercine benzeyen bir kuş türü
Deste: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin bir arada bağlanması
Nazife: 1. Temiz, pak. 2. Zarif, kibar.
Humeyra: Kızıllık, pembelik. Beyaz tenli kadın.
Keje: Sarışın kız çocuğu.
Dilovan: Sevecen
Gülkız: Gül gibi güzel kız.
Stacey: Diriliş
Gath: bir şarap basın
Perida: Ayırma Bölümü
Levona: Tütsü
Gürselin: Sel gibi coşkulu, hareketli kimse.
Nermin: Yumuşak
Dirce: istismar çocuklar için öldürüldü
Belen: Dağ beli, dağın aşılacak yeri, dağlık yer. Akdeniz bölgesinde İskenderun´da Suriye´nin Kuzeye ulaşan büyük yolun Amanos dağlarım aştığı geçit üzerinde bulunan kasaba. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Dağlık, sarp yer. Sırt, bayır, yamaç, dağ eteği. Yüksek, dağlık yerlerde görülen düzlük. Issız yer.
Şevval: Arap takviminin onuncu ayı
Zulima: Salome veya Süleyman'ın Variant. Barış, huzur.
Makas: sona büyüyen umut bitirir
Gelincik: Kırmızı ve büyük çiçekli bir kır bitkisi
Kristel: meshetti
Hadil: Güvercin cooing
Hypatia: Hypatia, antik çağ’da ms 370-415 yılları arasında yaşamış ilk kadın matematikçidir. Aynı zamanda filozof, gökbilimci ve helenistik bir pagandır. İskenderiye’de doğup iskenderiye’de ölmüştür. Önce atina’da eğitimini tamamlayıp iskenderiye’ye yerleşmiş ve burada bir okul açmıştır. Bu okulda “yeni platonculuk” felsefesine dayanarak eğitimler vermiştir.
Natosha: Diriliş
Nitza: Bir çiçek tomurcuk
İfakat: Hastalıktan kalkma, iyileşme, kurtulma, onma.
Ogül: "O, gül gibi güzeldir" anlamında kullanılan bir ad.
Mecra: Suyun aktığı yol, su yolu, kanal, yatak. Bir işin gidişi, bir olayın doğrultusu. Bir haberin yayılma yolu. Bir şeyin dolaştığı yer. Kuran’da Hud suresi 41. ayette geçer.
Fatmanur: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim
Dasha: Yahve hediye
Taçlı: Tacı olan.
Samire: Meyve veren, meyveli.
Vedide: Dost, arkadaş.
Seçmen: Seçme işini yapan, seçen.
Arıkboğa: bk. Arıboğa
Onatkut: İyi yaradılışlı, kutlu kimse.
Atılım: 1. Atılma işi. 2. İleri atılma. 3. Hızla ilerleme, hamle, savlet. 4. Sayı kazanmak amacıyla yapılan atılış, hücum. 5. mec. Herhangi bir konuda ilerleme çabası.
Ahen: Demir. Sert. Zincir. Kılıç.
Yusuf: Eklenecek, ilave edilecek
Okuş: 1. Zekâ, akıl, anlayışlılık. 2. Çağrı, davet.
Aldemir: Ateşte kıpkırmızı hale getirilen demir Al-Demir
Nişanbey: Ünlü, meşhur, tanınmış kimse.
Sonsuz: Sonu olmayan, sürecek olan, ebedî.
Jaken: Bilge
Mocan: Soğukkanlı, güçlü, dayanıklı.
Uruk: 1. Tane, tohum. 2. Nesil, kuşak, soy.
Yel: Esinti, rüzgâr.
Erdeniz: Deniz gibi coşkulu kimse.
Boğataş: Güçlü ve kuvvetli kimse.
Abdul-Qadir: yetenekli bir adam hizmet veren bir
Günçağ: "Güneş gibi ışık ve aydınlık saç" anlamında kullanılan bir ad.
Yordam: 1. Kılavuz, rehber. 2. Beceri, yatkınlık. 3. Gelenek, görenek. 4. Anlayış, yerinde davranış. 5. Kural, yöntem, düzen.
Eyyam: 1. Günler, gündüzler. 2. Zaman. 3. Sözü geçerlik, nüfuz.
Preben: kaya
Cezmi: Kesin karar veren
Kınık: 1. Kaynak, memba. 2. İstek, arzu, gayret. 3. Obur. 4. Oğuzların 24 boyundan biri.
Gençsav: Yeni düşüncelere sahip kimse.
Çelik: Su verilerek sertleştirilmiş demir
Abdulwahab: Bereket ihsan Rabbinin kulu
Uluçam: Yüce, erdemli ve saygın olan kimse.
Atallah: Yahve hediye
Antilochus: Nestor oğlu
Ekmel: Eksiksiz, olgun, en uygun.
Tanhan: Şafak vakti gibi parlak, güçlü hükümdar.
Kökşin: 1. Gök renginde. 2. Yaşlı, koca.
Uzer: Becerikli, akıllı kişi.
Yenisu: Yeni su.
Molu: Zafer kazanmış.
Ede: 1. Ata, dede. 2. Büyük erkek kardeş. 3. Kendisine saygı gösterilen kimse.
Urı: 1. Dere, yol. 2. Oğul. 3. Genç, delikanlı. 4. Ses, gürültü.
İldem: Yaptığı işin kötü sonuç vermesinden üzülen, pişmanlık duyan kimse.
Halas: Kurtuluş, kurtulma.
Muhibbi: Sevgi duyan, dost.
Kudretullah: Tanrı’nın gücü.
Özgeer: İyi, güzel, cana yakın erkek.
Chiron: elleri ile çalışan
Evrenata: Evrene nam salmış ata.
Tuğtay: Tuğ takınmış benzersiz kimse.
Abdal-Wahab: verme hizmetçi
Andrzej: Erkek
Dumlu: Tek namlulu ve içine bir fişek konulabilen tüfek.
Azgad: güçlü bir ordu, soyguncular bir çete
Ruhi: Ruhla ilgili
Feodor: Hediye
Parunak: Tanrının zerresi, Tanrı parçacığı
Bolhan: bk. Bolgan
Dios: Zeus
Öneri: Öne sürülen görüş, düşünce, teklif.
Muin: Yardım eden, yardımcı.
Shoa: krallar, zorbalar
Ergüder: Yiğit erkek.
Polyphemus: Poseidon oğlu
Behram: 1. Merih(Mars) Yıldızı. 2. Eski İran dininde yolcuları korumakla görevli olduğuna inanılan melek.
Öğe: 1. Çok akıllı. 2. Yaşlı kimse. 3. Bir ulusun büyüğü, ileri geleni. 4. Hekim. 5. Ün, şöhret. - bk. Öge
Yurtcan: Ülkesine canlılık katan kimse.
Halal: Övülmeye değer
Anargyros: Onurlu, yoksul
Geray: Eskiden Kırım hanlarının ve han ailesinden olan prenslerin kullandığı san. bk. Giray
Karan: 1. Kahraman, yürekli. 2. Karanlık.
Ergil: Er kişi, sözüne güvenilir kişi.
Gündaş: AYnı günde doğan. bk. Gündeş
Barnabas: Kehanet Oğlu
Doroteo: Tanrı'dan Hediye
Akçakaya: Beyaz kaya.
İrşat: Doğru yolu gösterme, uyarma.
İlbudun: Memleket halkı.
Argın: Yorgun, bitkin, zayıf.
Uluhan: Büyük, saygın hükümdar.
Talaykan: Denizci bir sydan gelen kimse.
Baydoğan: Dünyaya zengin olarak gelen, zengin doğan.
Uran: Yetenekli, usta, becerikli kimse.
Kızgınok: Kızmış, öfkelenmiş kimse.
Zülkif: Yüce, makam sahibi. - bk. Zülküf
Babür: Hindistan’da yaşayan bir tür kaplan. Böbürlenme. Hükümdar. - Babürşah. Zahirettin Muhammed (1483-1530). Hindistan’daki Türk-Hint İmparatorluğu’nu kuran kişi.
Ergüneş: Güneş gibi ışık saçan, yararlı olan kimse.
Şar: Kent, şehir.
Özgeci: Kişisel yarar gözetmeden başkasına yararlı olmaya çalışan kimse.
Erşet: Doğru yolda olan kimse.
Zenna: Zeus / Hayat Zeus, doğru / gerçek Hediye
Sılgın: 1. Kırık dökük. 2. Dağınık. 3. Sıkıntılı, kederli. 4. Çekingen, gözü korkmuş.
Vigen: Güçlü,
Yalçın: 1. Dik, sarp. 2. Düz, kaygan. 3. Parlak, cilalı.
Gönç: 1. Zengin, varlıklı. 2. Şen, neşeli. 3. Yiğit, kuvvetli.
Dîyar: Belli, Belirgin
Sayılbay: Değerli, saygın kimse.
Gani: Zengin, cömert, bol çok, elindekiyle yetinen
Ferdal: Dalın tomurcuğu.
Uras: Talih,şans.
Abdulah: Tanrı'nın kulu
İnayet: İyilik, lütuf
Köymen: Köylü.
Bayar: Büyük, ulu yüce.
Hüryaşar: Özgür, serbest yaşayan.