İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Kareena isminin anlamı: saf, masum, f arkadaşım. Kareena ismi Yunanca kökenli bir Kız ismidir.
Kareena İsminin Anlamı Nedir? Kareena İsminin AnaliziKaradut: Siyah renkli dut.
Nursena: Parlayan, ışık saçan, övülmüş olan. Nur ve Sena isimlerinin birleşiminden oluşmuş bir isimdir.
Yardena: toprak, arazi
Clymena: Atalanta annesi
Arena: bir aziz
Mutena: Özenle, dikkatle seçilmiş.
Magdalena: Mecdelli alınmış
Gülsena: Gül ve Sena isimlerinin bir araya gelmesi ile türemiştir. Bkz: Gül ve Sena
Jardena: Aşağı akışı
Xena: Yabancı
Karaca: 1. Geyikgillerden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı. 2. Esmer.
Karlyn: Freeman, adam, Ahbap
Andrena: andrew erkek cesur kadın formu
Hena: Tanrı'nın Grace
Karanfil: Güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi.
Athena: Bilgelik olan biri
Aleena: Dürüst, yakışıklı
Karisa: çok sevgili
Celena: ay
Karis: Grace;
Kardan: Kar gibi, ak, beyaz, temiz, saf.
Busena: Öpüşmek, öpmek anlamına gelen buse ve şimşek parıltısı anlamlarına gelen sena isimlerinin birleşiminden oluşmuştur.
Angelena: haberci
Alzena: kadın
Doriena: Tanrı'nın Hediye
Philomena: Şarkı seven biri
Lena: Bizim için , bizden biri ve insan anlamlarına geliyor. Kuran’da “bize” anlamında geçmiştir.
Asena: Türk Mitolojisinde Ergenekon destanında adı geçen dişi kurt
Karsu: Kar suyu, baharda dağların zirvesinden eriyerek akan su.
Kareena: saf, masum, f arkadaşım
Amena: Güvenilir, Dürüst
Ximena: Dinlemek
Selena: İyilik, dostluk (Kaynak Bilinmiyor). Güzellik, bereketli, yağmur (Kaynak Bilinmiyor). Selena/Selene, Yunan mitolojisi’nde ay tanrıçası.
Karima: Noble, cömert
Ismena: Öğrenilmiş
Mangena: melodi
Zelena: Ay tanrıçası
Alhena: Halka, yıldız
Kariina: bulundu
Karissa: Okşamak
Karsel: Karın erimesiyle oluşan sel.
Karmelita: Rab `ın bağ
Karine: övme
Azucena: beyaz zambak
Karyağdı: Karlı günde doğan beyaz tenli kız çocuklarına verilen bir ad.
Karakız: Esmer kız.
Reena: Güzel birisi
Karmen: Kırmızböceğinden elde edilen parlak kırmızı saydam boya ve bu boyanın rengi.
Karmit: Rab `ın bağ
Karessa: çok sevgili
Karye: Köy. Kasabadan küçük olan yerleşim yeri. Kuran’da bir çok ayette geçmektedir (Örn: Bakara 58, 259).
Sirena: Oluşan;
Yalena: Işık
Karnaim: boynuzları
Adena: Şehvetli, savunmasız
Dorena: Tanrı'nın Hediye
Zweena: güzel
Karyan: karanlık bir
Irena: Barış
Azusena: nilüfer
Karacan: Esmer kimse.
Karamut: Kara baht, kötü şans.
Karakalpak: Orta Asya´da yaşayan bir Türk boyu.
Karaoğlan: Esmer renkli çocok.
Karmel: Bağ
Karadeniz: Türkiye´nin kuzeyindeki büyük deniz.
Karakoca: 1. Saçı sakalı ağarmayan yaşlı adam. 2. Büyümeden yaşlanan kavruk ağaç.
Karaduman: Siyah duman.
Karaşın: Esmer.
Karaer: Kara yağız, esmer yiğit.
Karabaş: 1. Hiç evlenmemiş erkek, bekâr. 2. Evlenmeyen rahip. 3. Kışa dayanıklı sert buğday.
Karpos: Kâr
Karan: 1. Kahraman, yürekli. 2. Karanlık.
Karabükey: Güçlü güreşçi.
Kartekin: Kar gibi saf, temiz kimse.
Karabay: Esmer, yağız kimse.
Karim: cömert
Karakuş: Kartal cinsindan kuşlara verilen genel ad.
Karakaya: Güçlü, kuvvetli esmer kimse.
Karayel: Kuzeybatıdan esen, genellikle soğuk yel.
Karanalp: Kara yağız, kahraman yiğit.
Karin: Yakın. Yakınında olan. Yakın dost. Nail olan. Hısım komşu. Kuran’da geçmektedir. (Kaf 23-27). Japonca anime ve manga serisi Naruto’da kurgusal bir karakterdir.
Karabörü: İşini iyi bilen esmer kimse.
Karsten: İsa şöyle bir
Karabulut: Koyu esmer renkte büyük yağmur bulutu.
Karamürsel: 1. Marmara Denizi kıyılarında işleyen küçük teknelere verilen ad. 2. Marmara bölgesinde Kocaeli’nin ilçe merkezi.
Karakucak: 1. Sarılma, kucaklama, kavrama, tutuşma. 2. En eski Türk güreş biçimi.
Karlık: Kar kuyusu.
Karayağız: Koyu esmer kimse.
Karabuğday: Tohumları için yetiştirilen bir yıllık bitki.
Karakoyun: Uysal, ılımlı esmer kimse.
Karademir: Güçlü, kuvvetli esmer kimse.
Karacı: 1. Gönül alan. 2. Gözetleyici.
Karatay: Anadolu Selçuklu devlet adamı.
Karatün: Karanlık gece.
Karataş: Siyah taş, hacerülesvet.
Karluk: Türk boylarından biri.
Karasüyek: Eski Türklerde soylular karşıtı olan halk katmanı.
Karakurt: Deneyimli esmer kimse.
Kargın: 1. Taşkın su. 2. Bol, çok. 3. Doymuş, tok. 4. Erimiş buz ve kar parçalarının oluşturduğu akarsu. 5. Çağlayan.
Karasungur: Soğukkanlı, sakin esmer kimse.
Karabuğra: Deve gibi boylu boslu olan kimse.
Karasu: Ağır akan su.
Kareem: Cömert
Karakoç: Delikanlı, yiğit esmer kimse.
Karabudun: Esmer milletten olan.
Karanbay: Kahraman, yürekli kimse.
Karaman: 1. Esmer, kara yağız insan. 2. Güneybatıdan esen yel.
Karacabey: 1. Esmer bey. 2. Kahramanlığıyla ün salmış bir Türk komutanı.
Kartay: Yaşlı, pir.
Karlu: Karlı.
Karakan: Bir tür dağ ağacı.
Karahan: Tarihte bazı kavimlerde hanlara verilen san.
Karadağ: Bulutlarla kaplı dağ.
Karacakurt: Yaşlı ve deneyimli esmer kimse.
Kardelen: Karda yaşayabilen çiçek
Karakaş: Gür ve kara kaşları olan kimse.
Karabatak: 1. Balıkla beslenen, gagası uzun ve sivri kara tüylü bir deniz kuşu. 2. Geleceğini düşünmeden yaşayan, savurgan.
Karaalp: Esmer, kara yağız yiğit.
Karatan: Şafak sökmeden önceki alaca karanlık.
Karatekin: Esmer kimse.
Kargı: 1. Eskiden silah olarak kullanılan, ucu sivri demirli, ağaçtan yapılmış uzun sırık. 2. Kamış, saz.
Kardeş: 1. Aynı ana babadan doğmuş veya ana babadan biri ayrı olan çocukların birbirine göre adı. 2. Çok yakın arkadaş, dost.
Karabey: Esmer, yağız bey.
Karadoğan: Esmer olarak dünyaya gelen.
Karun: Çok zengin kimse. Kur’an’da kendisinden çok zengin olarak söz edilen ve bütün mal varlığı bir anda yok olan kişi. Kuran’da Ankebut 24, Mu’min 39, Kasas 76 ve 79. ayetlerde geçer.
Kartal: Yırtıcı bir tür kuş
Karcan: Esmer kimse. bk. Karacan
Karaçay: Bir Türk kavminin adı.
Karlukhan: Karluk boyunun hanı.
Karapet: Güneş ışıklarının efendisi, güneş
Karaçelik: Kuvvetli, güçlü esmer kimse.
Karasal: Kara ile ilgili.
Karhan: Tarihte bazı kavimlerde hanlara verilen san.- bk. Karahan
Kara: 1. En koyu renk, siyah. 2. Zenci, esmer.
Karaörs: Kuvveti, güçlü kimse.
Karındaş: Kardeş.
Karamuk: Dağlarda kendi kendine biten ve ilkbaharda çiçek açan, saçma büyüklüğünde, üzüm biçiminde meyveleri olan dikenli bir bitki, çalı.
Kargınalp: Coşkulu, taşkın, hareketli yiğit.
Karaçar: Kötü ruhlar.
Karık: 1. Bağ ve bahçelerde sebze ekmek için ayrılan bölümler. 2. Karışık, karışmış.
Karamık: Dağlarda kendi kendine biten ve ilkbaharda çiçek açan, saçma büyüklüğünde, üzüm biçiminde meyveleri olan dikenli bir bitki, çalı. - bk. Karamuk
Karabet: Yakınlık, hısımlık, akrabalık.
Karaboğa: Güçlü, kuvvetli esmer kimse.
Karapars: Güçlü, kuvvetli esmer kimse.