İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Os isminin anlamı: İlahi. Os ismi İngilizce kökenli bir Erkek ismidir.
Os İsminin Anlamı Nedir? Os İsminin AnaliziHayal: İnsanın beyninde kurduğu düşünceler , kesitler, olaylar
Gabra: Yeryüzü, toprak, arz. Kuraklık, kıtlık. Çok tuzlu. Toprak rengi.
Idylla: mükemmel
Lâmiha: Parlayan, parlak.- bk. Lâmih
Amayah: tanrı yakın
Gülçe: Küçük gül, gülcük.
Heyin: Varolmak, varlık
Kavin: Güçlü, cesur kız çocuğu. (Kaynak Bilinmiyor).
Pamuk: Koza biçimindeki meyvesi, üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi. Bu bitkinin tohumlarının çevresinde oluşmuş, ince, yumuşak tellerin adı. Yumuşak huylu, ince kişi.
Zoia: canlı
Lacerem: Şüphesiz, elbette, besbelli. Çaresiz, zaruri.
Fahriye: Bir işi çıkar beklemeden yapan
Zerrinkâr: Altınla süslenmiş.
Ayser: "Parlaklık ver, aydınlık getir" anlamında kullanılan bir ad.
Ocypete: Bir harpy
Güzey: Gölgede kalan, az güneş alan yer.
Sure: Kur’an-ı Kerim’in 114 bölümünden her biri. Derece. Duracak yer. Menzilet. Şeref ve şan. Güzel inşa edilmiş bina. Sur. Alâmet, nişan.
Tiana: N / A
Hankız: Hükümdar kızı.
Aybüke: ay ışığı,ay gibi parlak,ay yüzlü,ay benizli,akıllı zeki.
Nurfidan: Nurlu, aydınlık genç.
Bedia: Güzellik, üstün değerli olan. Beğenilen, değeri bilinen yeni şey. Estetik değeri yüksek olan sanat eseri.
Nanna: Brave
Grazina: Stil
Dodai: Sevgili
Ezgin: "Senin ezgin, nağmen" anlamında kullanılan bir ad.
Safıgül: Gül gibi, katıksız, saf, duru, temiz.
Nazire: 1. Benzer, örnek, eş. 2. Taze, körpe. 3. Altın. 4. Bir davranış, söz vb.ye karşılık olarak yapılan davranış, söz.Bir şeye benzemek üzere yapılan şey. Denk, eş.
Rinna: Coşkulu şarkı
Mehtap: Ay ışığı, Dolunay
Kutsalar: Uğur getiren, kutlu.
Sahibe: 1. İye, sahip. 2. Koruyan, gözeten. 3. Bir iş yapmış olan. 4. Herhangi bir niteliği olan.
Amine: 1. İnanılır, güvenilir. 2. Sakıncasız, tehlikesiz. 3. Yüreğinde korku olmayan, korkusuz. bk. Emine
Gabbai: Arka
Raya:
Menuha: Huzurlu, sakin
Nurper: Işık kanatlı.
Kutluay: Kutlu, uğurlu ay. - bk. Kutlay
Şerbet: Tatlı içecek.
Dursune: Son olması istenen kız çocuklarına verilen adlardandır.
Birgen: Yalnızlığa alışmış.
Nadhima: Mutluluk
Elnare: Ülkesinin ışığı, odlar yurdu. Azerbaycan’ın diğer ismi ile de eşanlamlıdır.
Aytutkun: Güzelliğe tutkun olan.
Aybüge: Ay gibi güzel, el değmemiş kız.. bk. Aybike
Malina: Noble (Asalet)
Asgar: En küçük. Daha küçük.
Yumuk: 1. Açılmamış çiçek, gül goncası. 2. Uysal, sessiz, ağırbaşlı.
Ferdane: Ferdaniye bk. Ferdaniye
Pallas: bakire
Reba: dördüncü
Jora: Sonbahar yağmuru
Maha: vahşi inek
Kalare: Parlak, net
Hilye: Güzellik. Güzel yüz. Güzel sıfatlar. Süs. Zinet. Cevher. Kılıcın sapındaki veya kınındaki zinet. Suret. Hey’et. Görünüş. Osmanlı hattatlarca 17. yüzyılda geliştirilen bir süsleme sanatı.
Aigle: kılıç
Ehliyet: Yeterlik. Bir işin ehli olduğuna dâir vesika. Ustalık, uzluk, maharet. Sürücü belgesi.
Sinejan: Keskin gözlü. Gözümün nuru.
Sonbahar: Kıştan önceki mevsim, güz.
Akis: 1. Yankı. 2. Işığın veya bir şeklin bir satha çarpıp orada görünmesi, yansı. 3. Zıt, ters, muhalif.
Gözem: 1. İlgi çeken, sevimli, hoşa giden kimse. 2. Sulak yer. 3. Pınar.
Galit: çeşme
Güler: Gülen, gülümseyen kimse.
Zilla: kukla
Nimah: nimet, kredi
Evşen: Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir
Gülfidan: Gül fidanı.
Bersu: Ber : üzere, üzerine, yukarı mânasındadır. Ayrıca göğüs, sine, bağır, sadır, fayda, hamil, hıfz, yan ve taraf anlamları da vardır ve Su ile birlikte kullanılmaktadır.
Lethe: af nehir
Kine: Minyon tipli bayan
Seren: Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç
Maşuka: Sevilen, sevilmiş kimse.
Salime: Eksiksiz, sağ, sağlam
Ceylinay: Ceylin ve Ay isimlerinin bir araya gelmesi ile oluşmuştur. (Bkz: Ceylin) NOT: İnternet ortamında Ceylin isminin anlamı “cennetin kapısı, cennete açılan kapı” olarak geçmektedir ancak bu anlam tamamen uydurmadır ve gerçek değildir.
Aspurçe: Küçük çiçeğim.
Talibe: İsteyen, istekli.
Rasiye: Büyük dağ.
Saniha: Çok düşünmeden doğan iyi ve güzel düşünce veya bu düşünceleri doğuran zekâ.
Öykü: Hikaye / Masal. Ayrıntılarıyla anlatılan olay.
Ximena: Dinlemek
Naida: Su nympf
Sehhare: Çok güzel, büyüleyici kadın.
Galice: çeşme
Tatlı: 1. Lezzetli. 2. Hoşa giden, şirin.
Bejna: Boyu güzel, endamı güzel.
Balkın: Parıldayan, parlak.
Sarıgüzel: Sarışın güzel.
Mehera: Yetenekli
Gözde: Göze girmiş, birince sevilip beğenilen
Deema: yağmur bulutu
Zinnure: Nurlu, ışıklı, aydınlık.
Leylüfer: Gece ışığı. - bk. Leylifer
Hepsiba: O benim kurtuluş olduğu
Sevimgül: Güzel sevgisi.
Bürke: Martı. Kurbağa. Havuz. Küçük göl.
Gülnaz: Gül gibi ince ve narin
Mathea: Yahve hediye
Şenyer: Mutlu, sevinçli, neşe dolu kimse.
Rihana: Sweet Basil avuç
Io: Yunan mitolojisinde bir nehir tanrısı kızı
Orum: 1. Gurur. 2. Geniş orman, çalılık.
Zichri: kim bir adam hatırlar
Tekbir: Allah büyüklüğünü hatırlama ve "Allahu ekber" deme.
Castor: kunduz
Muhammet: Çok övülmüş, hamd edilmiş
Erol: Erkek ol, sözünde dur anlamında
Akram: En cömert, en cömert
Atik: 1. Eski. 2. Özgür, hür. 3. Asil, soylu.
Şakir: Şükreden, nankörlük etmeyen
Rıfat: Yükseklik, yüksek rütbe
Tovi: iyi
Bezaleel: Tanrı'nın gölgesinde
Ahid: 1. Bir şeyin yerine getirilmesini emretmek. 2. Söz vermek. Emir, talimat, taahhüt, anlaşma, yükümlülük.
Teman: Sağ, güney
Türev: Oluşan, ortaya çıkan, türeyen.
Naşir: 1. Yayan, dağıtan, saçan. 2. Kitap vb. yayımlayan, çıkaran.
Mubarak: Neyse ki, Blessed
Azmun: Deneme, sınama.
Yeldan: Hızlı, süratli.
Sezmen: Sezen, anlayan kimse.
Abdülkerim: Kerem sahibi, cömert, ulu olan Allah ın kulu.
Özgeci: Kişisel yarar gözetmeden başkasına yararlı olmaya çalışan kimse.
Messiah: Meshetti
Kızılkurt: Deneyimli, yaşlı kimse.
Afham: Sevgiyle Birisi
Abdula: Allah'ın Slave, Allah'a / Kul
Tapgaç: 1. Ünlü. 2. Aziz.
Varol: Var olmakla ilgili / yüceltme ünlemi
Evangelos: müjde
Rüknü: 1. Bir şeyin en sağlam yanı. 2. Saygın, güçlü, önemli kimse.
Tekçe: 1. Bir topluluk oluşturan şeylerin her biri. 2. Tek başına, yalnız. 3. Yegâne, eşsiz, benzersiz.
Karapet: Güneş ışıklarının efendisi, güneş
Ersevinç: Sevinen kimse.
Aytimur: Marangozların kullandığı kavisli bir keser çeşidi. bk. Aydemir
Ardıç: Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık.
Betzalel: Allah `ın gölgesinde
Sebat: 1. Yerinde durma, kımıldamama. 2. Sözünden, kararından vazgeçmeme.
Vahinak: Güneşli savaşçı, güneşin savaşçısı
Çakırca: Çakıra benzeyen.
Ümmet: 1. Bir peygambere inananların tümü. 2. Müslüman dinine bağlı olanların tümüne verilen ad.
Fetih: 1. Açma. 2. Alma, zaptetme. 3. Bir şehir veya ülkeyi savaşarak alma
Atakul: Atalarını gerçekten seven kimse.
Mutluk: Mutlu.
Kutay: 1. Kutlu, uğurlu ay. 2. İpek, ipekli kumaş.
Sammon: Bakkal
Sem: 1- Zehir, ağı, acı 2- İşitmek
Ozzi: Güçlü.
Serbülent: Baş savaşçı / ekleyen : Serbülent CAN
Nemo: Vadi
Denizalp: Yiğit denizci.
Karan: 1. Kahraman, yürekli. 2. Karanlık.
Erensoy: Ermişlerin soyundan gelen kimse.
Nusrettin: Dinin üstünlüğü.
Tunçbilek: Bileği güçlü olan kimse.
Ahver: 1. Müşteri yüzlü, güzel gözlü adam. 2. Zeki, akıllı.
Sağıt: Silah.
Abna: Işık Baba
Balthasar: Reges Tharsis et insulalar Munera afferent; Reges Arabum Saba et dona adducent
Rakım: Yazan
Shuni: değişmiş uyku
Sonbay: Sonuncu, son doğan kimse.
Egehan: Engin denizlerin hükümdarı
Şahinbey: Şahin gibi güçlü, yiğit kimse.
Kabil: 1. Kabul eden, kabul edici. 2. Hz. Âdem´in oğlu.
Ithiel: işareti, ya da Tanrı gelişi
Ucaer: Değerli, yüce kimse.
İbrahim: 1. İnananların babası. 2. Hakların babası. 3. Kuran da ismi geçen İbrahim peygamber. İbranice de hakların babası anlamında.
Türkkan: Türk soyundan gelen.
Zoral: "Zoru başar" anlamında kullanılan bir ad.
Göktaş: Gezegenlerin arasında hareket eden, tümüyle gaz durumuna geçmeden yeryüzüne ulaşan katı cisim.
Mohammed: övdü
Erginbay: Olgun ve saygıdeğer kimse.
Kıvançer: Övünen, iftihar eden kimse.
Toran: 1. Güçlü, kuvvetli, iri yarı kimse. 2. Yiğit, kahraman.
Natık: 1. Söyleyen, konuşan. 2. Düşünen. 3. Bildiren, bildirici.
Phineus: pirinç ağız
Süphan: Doğu Anadolu´da Van Gölü´nün kuzey kıyısındaki sönmüş volkanik dağ.
Çöyür: Fidan.
Artaç: Ar+ Taç Utanma duygusunu baş tacı eden
Çokman: Topuz, gürz.
Erenler: 1. Benliğinden sıyrılmış, öz varlığından geçmiş, kendini Allah´a adamış kimseler. 2. Gönül gözüyle birtakım gerçekleri gördüğüne inanılan kimseler. 3. Allah yolunda sırlara ermiş tarikat uluları. 4. Erkekler.
Şekib: Sabırlı, dayanıklı, tahammüllü.
Koman: Umut.
Lami: Parıldayan, parlak, parıltılı.
Öget: 1. Beğenilen, aranılan, övülen. 2. İyi, güzel.
Makis: Yahve hediye
Guni: beraberindeki bir bahçe
Alkılıç: "Eline kılıç al" anlamında kullanılan bir ad.
Soydinç: Dinç ve güçlü soydan gelen kimse.
Öngel: Ağırbaşlı kimse.
Zaccaria: Rab hatırlattı
Bozhan: Yiğit hükümdar.
Ünügür: Çok ünlü.
Erkarslan: Arslan gibi güçlü, kuvvetli olan kimse.
Taşdemir: Taş ve demir gibi sağlıklı, sağlam kimse.
Beliğ: 1. Düzgün söz söyleyen. 2. Düzgün, güzel söz.
Halilullah: 1. Allah’ın sadık dostu. 2. Hz. İbrahim’e verilen san.
Levi: takip, bağlılık
Tağ: Dağ.
Rida: Razı olan erkek/ ekleyen : Erdinç BÜLBÜL