İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Jo isminin anlamı: Yahve zarif. Jo ismi İngilizce kökenli bir Kız ismidir.
Jo İsminin Anlamı Nedir? Jo İsminin AnaliziGuri: Plenty Of Hindu Tanrıçası
İmer: Çok zengin, varlıklı.
İnciser: Baş inci, en güzel inci.
Zatiye: Kendiyle ilgili, kendine ait, özel.
Şamiha: 1. Yüksek, gösterişli. 2. Kibirli.
Nevvare: Ağaç çiçeği.
Jengar: 1. Bakır pası. 2. Çöktaşı. 3. Deniz yeşili renk.
Uğanbike: Güçlü, kuvvetli kadın.
Jaine: Merhametli olan Tanrı
Übük: 1. İbibik kuşu. 2. İbik.
Güldünya: Dünyanın güzeli.
İkranur: İkra ve Nur isimlerinin bir araya gelmesi ile türetilmiş bir isimdir. (Bkz: İkra, Bkz: Nur)
Seran: Işıklı, parlak.
Rowa: güzel vizyon
Bezek: 1. Süs, ziynet. 2. Bir yapıtı süsleyen motiflerden her biri.
Kirjath-Sepher: şehir ya da kitabın harfleri
Beniz: Güzel yüzlü. Yüz, yüz rengi.
Zazu: adı Zaza
Füsunkâr: 1. Büyüleyici. 2. Sihirbaz, büyücü.
Hande: 1. Açılış, açılma. 2. Gülüş, gülme / alay etme, eğlenme
Tamam: Arka arkaya doğan kız çocuğundan sonra erkek çocuk olması dileğiyle konulan bir ad.
Intisar: Zafer
Ayçulpan: Hem ay hem de çoban yıldızı gibi parlak ve güzel olan.
Gülsay: "Gül gibi güzel olarak kabul et" anlamında kullanılan bir ad.
Eribe: Akıllı, zeki kadın
Tova: iyi
Yekmal: Tek sahip olunan
Mahri: Enerjik
Sevilay: Ay gibi her zaman sevil. Sevilen güzel.
Ibtisam: Gülmek
Üçgül: Yaban yoncası.
Buse: Gülücük, tebessüm , öpücük
Deianira: Herakles'in karısı
Terken: 1. Kraliçe. 2. Güzel kız. 3. Bir tür ok.
Aksen: Sen aksın, temizsin, doğru ve namuslusun.
Mesture: 1. Örtülü, kapalı, gizli. 2. Açık saçık gezmeyen nazlı kadın.
Delistan: İsmin anlamı bazı internet sitelerinde “ilkbaharda birdenbire kabarmış bahçe ve gelişmiş, içinde her türden bitki bulunan, karışık bahçe” anlamlarına geldiği iddia edilmektedir ancak bir hiçbir kaynakta bu bilgilere rastlayamadık. Bu yüzden ismin uydurma olabileceğini düşünüyoruz. İsim hakkında bilgi sahibi olanlar bize bilgi verebilir.
Leylifer: Gece ışığı.
Aliya: İniş, yüksek
Calantha: güzel çiçek
Kudsiye: Kutsal.
Perke: Yahweh Adanmıştır
Ayşule: Ay ışığı. Ateş gibi parlayan ay.
Vadit: gül
Rüya: Düş / Uyku anında bilinç altında oluşan kurgular
Janay: Allah `ın zarif hediye
Mukbile: Kutlu, mutlu.
Şahhanım: Kadınların en güzeli.
Merziye: Hoşa giden, beğenilen. - bk. Marziye
Nezahat: İç temizliği, paklık
Magor-Missabib: her tarafta korku
Mucize: 1. Hayran bırakan, doğaüstü sayılan olay. 2. İnsan aklının alamayacağı olay.
Ydel: övdü
Hafza: dişi aslan
Masume: 1. Günahsız, suçsuz. 2. Küçük çocuk. 3. Temiz, saf.
Heba: Yahve hediye
Reftar: Gidiş, yürüyüş.
Samire: Meyve veren, meyveli.
İnci: İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi
Araksiya: muhafaza, kutsal muhafaza
Jearim: bir atlama ormanlar
Teknur: Biricik, ışık saçan güzel.
Myrtice: Mersin
Papatya: İlkbaharda çiçek açan, taç yaprakları beyaz, ortası sarı kömeçli bir kır çiçeği.
Jezebel: yüksek değil
Gülnihal: Gül fidanı
Soyhan: Han soyundan gelen kimse.
Kalika: bir gül goncası
Birsen: "Teksin, biriciksin" anlamında kullanılan bir ad.
Şevketfeza: Büyüklüğü artıran, heybet kazandıran.
Refah: Bolluk, rahatlık.
Yüsra: Sol taraf. Sol el.
Zeliha: Zeliha - Züleyha’nın bir başka söyleniş biçimidir.
Nura: aydınlatma
Destgür: Yardımsever, iyiliksever
Zana: Bilen
Nağme: Güzel ve uyumlu ses, ezgi.
Kutgün: Mutlu gün.
Devri: At. Deborah varyantı
Elka: Tanrı'ya Yemin
Catherin: temiz veya saf
Altınay: Üstün nitelikli, değerli kimse.
Peridot: yeşil bir mücevher
Amarisa: Tanrı tarafından verilen
Hulkiye: 1. Yaradılışla ilgili. 2. İyi yaradılışlı, iyi ahlaklı.
Betil: Erkek eli degmemis, erkekten uzak yasayan, namuslu kadin,Temiz, iffetli
Pürşen: Neşe dolu, hayat dolu.
Achsah: peçe patlama dekore
Elzem: Çok gerekli, vazgeçilmez.
Sevim: Birine yakınlık duymak, sempati
Binhan: Bin tane han.
Angelee: haberci
Abaza: 1. Kuzeybatı Kafkasya’da yaşayan bir halk. 2. Bu halka mensup olan kimse. 3. Karaçay-Çerkes Özerk bölgesinde yaşayan müslüman bir halk. - Abaza Hasan Paşa, Osmanlı vezirlerinden.
Miray: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi ay gibi parlayan
Lalage: sohbet etmek, gevezelik etmek
Nerina: Deniz Nymph
Gülsoy: Gül gibi saf ve temiz bir soydan gelen.
Taçnur: Işıktan, nurdan taç.
Aronek: Yüce, yüksek, yüksek dağ
Bayol: Zengin ve varlıklı ol" anlamında kullanılan bir ad.
Aderet: Taç
Ahmed: En çok övülmüş, sevilmiş
Saifullah: Tanrı'nın Kılıç
Serener: Seren, yayan, döşeyen kimse.
Süyek: Kemik.
Nassir: Koruyucu
Sezai: Uygun, yaraşır
Paris: Paris, France
Hannibal: Değerli
Apaydın: Çok aydınlık, çok ışıklı.
Sağlamer: 1. Sağlıklı kimse. 2. Güvenilir kimse.
Sadakat: Dostluk, içten bağlılık, doğruluk, vefalılık.
Kudayberdi: Tanrı lutfetti, bağışladı" anlamında kullanılan mir ad.
Soydan: Soylu bir aileden gelen, soylu.
Eustachios: Bolluk üzüm
Kozak: 1. Kozalak. 2. Ham meyve. 3. Güneş görmeyen, gölgede kalan yer.
Girginkoç: Herkesle çok çabuk yakınlık kuran, her işe girişen, sokulgan kimse.
Asher: Sevindim / mutlu, Mutlu, mutlu, mübarek, mutlu
Günçe: Güneşli yer.
Zarria: Parlaklık
Arkun: bk. Arkın
Hıncal: Öc al, intikam al anlamında
Latif: Yumuşak, hoş, nazik
Özaktuğ: Başıa beyaz tuğ takmış kimse.
Abdüzzahir: Varlık ve birliği sonsuz sayıda eserler ve delillerle belli olan Allah´ın kulu.Ez-Zahir, Allah´ın isimlerindendir.
Gençsu: Genç bir soydan gelen kimse.
Utkan: 1. Zafer kazanmış, muzaffer. 2. Şerefli, onurlu soydan gelen.
Niyazi: Yalvarma, yakarma
Süheyl: Güney yarımküresinde yer alan parlak yıldız.
Köz: 1. Kor, ateş koru, kızıl ateş parçası. 2. İçinde küçük küçük kor parçalan bulunan kül.
Tuğsavaş: Savaş için tuğunu takınmış olan kimse.
Cazim: Karar veren, kesen, kestirip atan.
Yavaş: 1. Ağırbaşlı, yumuşak huylu, sakin. 2. Şefkatli, sevecen.
Ün: 1. Yüksek ses, ses. 2. Şöhret, şan.
Abdülcevat: Cömert olan Allah ın kulu.
Şerafet: 1. Şerefli olma. 2. Soydanlık, asalet. 3. Hz. Muhammed´in soyundan gelme.
Hüryaşar: Özgür, serbest yaşayan.
Lehi: Çene kemiği
Kongar: Sarı ile siyah karışımı bir renk, koyu kumral, kestane rengi. bk. Kongur
Haziel: Allah görür
Özerek: Asıl amaç, ulaşılmak istenen şey.
Dirik: Diri, canlı, yaşayan, sağlıklı.
Savun: 1. "Karşı koy, kendini koru, müdafaa et" anlamında kullanılan bir ad. 2. Şölen, ziyafet.
Ihor: Boer
Saylan: Uçurum, yar.
Pierette: Taş / sarsılmaz kaya, Güvenilir
Gaddi: benim önemsiz bir çocuk
Kızılboğa: Güçlü, kuvvetli kimse.
Vedat: Dostluk, sevme, sevgi
Hypnos: uyku tanrısı
Crisóforo: Mesih taşıyıcı
Taykut: Kutlu, uğurlu çocuk.
Türkili: Türk yurdu.
Aktar: 1. Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. 2. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân. 3. Damlalar.Parlak, aydınlık sabah.
Judea: övdü bir
Tanman: Şafak vakti gibi parlak, güçlü kimse.
Özalpman: Özünde yiğit olan kimse.
Yahşihan: İyi, güzel hükümdar.
Hazarmaveth: ölüm evi
Tezerol: "Çabuk iş gören, becerikli biri ol" anlamında kullanılan bir ad.
Ofer: Karaca Buzağı
İlbasan: Bir ülke üzerine yürüyen, o ülkeyi fetheden.
Amiel: Halkımın Tanrı
Karakaş: Gür ve kara kaşları olan kimse.
Jed: Tanrı
Jivayr: Canlı, kıvrak, canlı arya
Çığa: 1. Horoz, cennet kuşu gibi kuşların kuyruğundaki tüylerden en gösterişlisi. 2. Yaramaz çocuk. 3. Karışık renkli bir tür kuş.
Sehhar: Büyü gibi bir kuvvetle çeken, büyüleyici.
Olkıvanç: "Kıvanç duyacağın işler yap" anlamında kullanılan bir ad.
Torumtay: Yırtıcı bir kuş türü.
Ammiel: Allah'ın insanlar
Horen: Güneş
Çığıl: 1. Çakıl ve taş yığını. 2. Kalabalık. 3. İri saman.
Salis: Üçüncü.
Yacoub: o topuk tutuş
Kayın: 1. Kayıngillerderı, kışın yaprak döken, güzel görünüşlü orman ağacı. 2. Kardeş, hısım, akraba.
Buminhan: 1. Baykuş. 2. Tümen. bk. Bumin
Tibet: Çin´in batısında özerk bir bölge
Som: 1. İçi dolu olan, kaplama olmayan. 2. Katışıksız.
Cefa: Eziyet, sıkıntı, çile.
Balkan: 1. Sık ormanla kaplı dağ. 2. Yığın, küme. 3. Sazlık, bataklık.
Mülket: Ülke.
Özvermiş: Özverili davranan, fekakâr.
Sacid: Secdeye varan, ibadet eden
Bekri: El değmemiş, Bakir, Tertemiz, bozulmamış.
Özkurt: Gerçek kurt.
Askeri: Askere veya askerliğe ait, askere mahsus.
Kökel: Kök-el.
Jehu: RAB Tanrı
Güray: Bereketli, bolluk içinde olan ay
Zilpah: ağzından damıtma
Batu: Güçlü Kuvvetli
Ateş: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
Yücelten: Yükselten, yüce bir duruma getiren.
Evrensel: 1. Tüm insanlığı ilgilendiren. 2. Dünya ölçüsünde, dünya çapında.
Gökser: Saygın kimse.
Yousef: Rab ekleyebilir miyim