İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Karin isminin anlamı: Yakın. Yakınında olan. Yakın dost. Nail olan. Hısım komşu. Kuran’da geçmektedir. (Kaf 23-27). Japonca anime ve manga serisi Naruto’da kurgusal bir karakterdir.. Karin ismi Arapça kökenli bir Erkek ismidir.
Karin İsminin Anlamı Nedir? Karin İsminin AnaliziNesrin: Bir tür yaban gülü
Ayşirin: Ay gibi şirin ve tatlı olan.
Pirin: Becerikli.
Berrin: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı.Yüksek,ulu,yüce(Farsça).
Karima: Noble, cömert
Karyan: karanlık bir
Kareena: saf, masum, f arkadaşım
Lorin: Aydınlık. (Kaynak Bilinmiyor).
Karmen: Kırmızböceğinden elde edilen parlak kırmızı saydam boya ve bu boyanın rengi.
Serin: Ilıkla soğuk arası
Rozerin: Tanyeri
Karlyn: Freeman, adam, Ahbap
Karaca: 1. Geyikgillerden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı. 2. Esmer.
Karye: Köy. Kasabadan küçük olan yerleşim yeri. Kuran’da bir çok ayette geçmektedir (Örn: Bakara 58, 259).
Karessa: çok sevgili
Ecrin: Allah ın hediyesi.Ecir kökünden gelir, ecir herhangi bir amel karşılığında verilen karşılık,sevap anlamlarına gelir.Hediyeden kasıt sevaptır. 2. Ücret
Karyağdı: Karlı günde doğan beyaz tenli kız çocuklarına verilen bir ad.
Şirin: (Farsça) Sevimli, cana yakın.
Karanfil: Güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi.
Bihterin: En iyi, pek iyi.
Karmit: Rab `ın bağ
Jarin: Yakınmak, haykırmak anlamları taşır. (Kaynak Bilinmiyor)
Catherin: temiz veya saf
Karsu: Kar suyu, baharda dağların zirvesinden eriyerek akan su.
Kerrin: Güzellik. Kerenhappuch kısaltma
Perrin: Gezgin. (Latince) Kaya. (Yunanca)
Karadut: Siyah renkli dut.
Kardan: Kar gibi, ak, beyaz, temiz, saf.
Karakız: Esmer kız.
Karine: övme
Karisa: çok sevgili
Nerin: bir Nereid, denizden bir
Karmelita: Rab `ın bağ
Narin: İnce yapılı, zarif.
Kariina: bulundu
Karissa: Okşamak
Karnaim: boynuzları
Zerrin: (Farsça)Altından mamul,Parlak, Güzel kokulu bir cins çiçek, Fulya.
Karis: Grace;
Karsel: Karın erimesiyle oluşan sel.
Karaboğa: Güçlü, kuvvetli esmer kimse.
Karanbay: Kahraman, yürekli kimse.
Karhan: Tarihte bazı kavimlerde hanlara verilen san.- bk. Karahan
Karayağız: Koyu esmer kimse.
Karadeniz: Türkiye´nin kuzeyindeki büyük deniz.
Karin: Yakın. Yakınında olan. Yakın dost. Nail olan. Hısım komşu. Kuran’da geçmektedir. (Kaf 23-27). Japonca anime ve manga serisi Naruto’da kurgusal bir karakterdir.
Karademir: Güçlü, kuvvetli esmer kimse.
Karakalpak: Orta Asya´da yaşayan bir Türk boyu.
Karaman: 1. Esmer, kara yağız insan. 2. Güneybatıdan esen yel.
Karahan: Tarihte bazı kavimlerde hanlara verilen san.
Karabükey: Güçlü güreşçi.
Kartekin: Kar gibi saf, temiz kimse.
Karasal: Kara ile ilgili.
Karabey: Esmer, yağız bey.
Karaçar: Kötü ruhlar.
Arin: İrlanda
Karasu: Ağır akan su.
Karaçelik: Kuvvetli, güçlü esmer kimse.
Karluk: Türk boylarından biri.
Karasüyek: Eski Türklerde soylular karşıtı olan halk katmanı.
Karsten: İsa şöyle bir
Orin: Küçük
Karlu: Karlı.
Karacabey: 1. Esmer bey. 2. Kahramanlığıyla ün salmış bir Türk komutanı.
Karanalp: Kara yağız, kahraman yiğit.
Karamuk: Dağlarda kendi kendine biten ve ilkbaharda çiçek açan, saçma büyüklüğünde, üzüm biçiminde meyveleri olan dikenli bir bitki, çalı.
Karakoca: 1. Saçı sakalı ağarmayan yaşlı adam. 2. Büyümeden yaşlanan kavruk ağaç.
Kargınalp: Coşkulu, taşkın, hareketli yiğit.
Karakucak: 1. Sarılma, kucaklama, kavrama, tutuşma. 2. En eski Türk güreş biçimi.
Karcan: Esmer kimse. bk. Karacan
Şérin: Tatlı
Karadağ: Bulutlarla kaplı dağ.
Aarin: Gücü Mountain
Kargın: 1. Taşkın su. 2. Bol, çok. 3. Doymuş, tok. 4. Erimiş buz ve kar parçalarının oluşturduğu akarsu. 5. Çağlayan.
Karmel: Bağ
Karatekin: Esmer kimse.
Karaörs: Kuvveti, güçlü kimse.
Karabuğday: Tohumları için yetiştirilen bir yıllık bitki.
Karaer: Kara yağız, esmer yiğit.
Karaoğlan: Esmer renkli çocok.
Yarin: Anlama
Dirin: Eski.
Karacı: 1. Gönül alan. 2. Gözetleyici.
Karakaş: Gür ve kara kaşları olan kimse.
Karaalp: Esmer, kara yağız yiğit.
Karakoç: Delikanlı, yiğit esmer kimse.
Kargı: 1. Eskiden silah olarak kullanılan, ucu sivri demirli, ağaçtan yapılmış uzun sırık. 2. Kamış, saz.
Karacan: Esmer kimse.
Karabudun: Esmer milletten olan.
Karlukhan: Karluk boyunun hanı.
Karamut: Kara baht, kötü şans.
Karabuğra: Deve gibi boylu boslu olan kimse.
Karayel: Kuzeybatıdan esen, genellikle soğuk yel.
Karatün: Karanlık gece.
Kareem: Cömert
Karamık: Dağlarda kendi kendine biten ve ilkbaharda çiçek açan, saçma büyüklüğünde, üzüm biçiminde meyveleri olan dikenli bir bitki, çalı. - bk. Karamuk
Karabatak: 1. Balıkla beslenen, gagası uzun ve sivri kara tüylü bir deniz kuşu. 2. Geleceğini düşünmeden yaşayan, savurgan.
Karpos: Kâr
Karasungur: Soğukkanlı, sakin esmer kimse.
Karabet: Yakınlık, hısımlık, akrabalık.
Karakaya: Güçlü, kuvvetli esmer kimse.
Karakuş: Kartal cinsindan kuşlara verilen genel ad.
Karlık: Kar kuyusu.
Karabay: Esmer, yağız kimse.
Karaşın: Esmer.
Kartal: Yırtıcı bir tür kuş
Karadoğan: Esmer olarak dünyaya gelen.
Karaduman: Siyah duman.
Karacakurt: Yaşlı ve deneyimli esmer kimse.
Karabulut: Koyu esmer renkte büyük yağmur bulutu.
Karataş: Siyah taş, hacerülesvet.
Karapars: Güçlü, kuvvetli esmer kimse.
Karim: cömert
Karamürsel: 1. Marmara Denizi kıyılarında işleyen küçük teknelere verilen ad. 2. Marmara bölgesinde Kocaeli’nin ilçe merkezi.
Karındaş: Kardeş.
Kardeş: 1. Aynı ana babadan doğmuş veya ana babadan biri ayrı olan çocukların birbirine göre adı. 2. Çok yakın arkadaş, dost.
Karatay: Anadolu Selçuklu devlet adamı.
Kardelen: Karda yaşayabilen çiçek
Karatan: Şafak sökmeden önceki alaca karanlık.
Karakurt: Deneyimli esmer kimse.
Karan: 1. Kahraman, yürekli. 2. Karanlık.
Karakoyun: Uysal, ılımlı esmer kimse.
Karaçay: Bir Türk kavminin adı.
Karabaş: 1. Hiç evlenmemiş erkek, bekâr. 2. Evlenmeyen rahip. 3. Kışa dayanıklı sert buğday.
Zerin: bk. Zerrin
Kara: 1. En koyu renk, siyah. 2. Zenci, esmer.
Karun: Çok zengin kimse. Kur’an’da kendisinden çok zengin olarak söz edilen ve bütün mal varlığı bir anda yok olan kişi. Kuran’da Ankebut 24, Mu’min 39, Kasas 76 ve 79. ayetlerde geçer.
Kartay: Yaşlı, pir.
Karakan: Bir tür dağ ağacı.
Karabörü: İşini iyi bilen esmer kimse.
Karapet: Güneş ışıklarının efendisi, güneş
Karık: 1. Bağ ve bahçelerde sebze ekmek için ayrılan bölümler. 2. Karışık, karışmış.