İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Merziye isminin anlamı: Hoşa giden, beğenilen. - bk. Marziye. Merziye ismi Arapça kökenli bir Kız ismidir.
Merziye İsminin Anlamı Nedir? Merziye İsminin AnaliziMercan: 1. Tropik ve ılık denizlerde yaşayan, geniş resifler oluşturan, mercanlar sınıfının örneği olan, kırmızı kalker iskeletli hayvan.2. Bu hayvanın iskeletinden elde edilen ve süs eşyaları yapımında kullanılan madde.3. Açık kırmızı renkte bir balık türü.
Uzziye: Allah `ın gücü
Arziye: Toprakla ilgili, topraktan yetişen.
Ramiye: Fırlatan, atan.
Asiye: İsyan eden
Savniye: Koruma, gözetme ile ilgili.
Yümniye: Uğurlu, kutlu.
Remziye: İşaretle, simgeyle ilgili, simgeli, simgesel.
Hayriye: Hayırla, iyilikle ilgili
Fenniye: Fene, bilime ilişkin, bilimle ilgili.
Ünsiye: 1. Alışmış, sokulgan. 2. Arkadaş, dost.
Şafiye: İyileştiren, iyi eden, şifa veren.
Edviye: İlaçlar, devâlar. Mezopotamya ve İran mutfağında kullanılan bir baharat karışımıdır.
Hadiye: Hidayete erdiren, doğru yolu gösteren, kılavuz, rehber. Önde giden. Kuran’da geçmektedir ( Araf 186, Furkan 31)
Hediye: Armağan, bahşiş
Mehdiye: Doğru yolu bulan, hidayete eren.
Beriye: Salim, kurtulmuş, aklanmış, arı, temiz.
Behiye: Güzel ve alımlı kadın
Namiye: 1. Yetişen, büyüyen, artan. 2. Güç kazanma.
Sadriye: 1. Göğüsle ilgili, göğse ait. 2. Çocuğun anasıyla olan bağı.
Bakiye: Artık, artan, kalan, geri kalan. Kalıntı.
Hilmiye: Yumuşak huylu, ince nazik kimse.(Arapça)
Fahriye: Bir işi çıkar beklemeden yapan
Sabriye: Sabırlı, sabırla ilgili
Subhiye: Sabah vaktiyle, şafak ile ilgili. - bk. Suphiye
Nabiye: Haberci, haber veren.
İlmiye: Dinî bilimlerle uğraşan kimseler topluluğu.
Ferdiye: 1. Tek olan, tek şey. 2. Fertle ilgili, bireysel.
Hüsniye: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
Takiye: Günahtan, haramdan kaçınan, dinine bağlı kimse.
Meran: Yasemin
Adniye: Cennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik bayan.
Harbiye: Savaşla ilgili.
Seniye: Yüksek, yüce.
Nariye: 1. Ateşle ilgili. 2. Cin, peri.
Hükmiye: Hükümle ilgili, hükme ait, bir karara dayanan.
Atiye: 1. Bağış, bahşiş, ihsan. Hediye. 2. Gelecek, istikbal.
Semiye: Aynı adı taşıyan, adları aynı olan, adaş.
Ferdaniye: Birlik, teklik, eşsizlik.
Kaniye: Kanaat eden, fazlasını istemeyen,kanmış,kanaatkar.
Vechiye: Yüze ait, yüzle ilgili.
Ümniye: 1. Umut. 2. İstek, arzu. 3. Niyet.
Veliye: Ermiş kadın.
Sevdiye: Türkçe "sevdi" sözüne yanlış olarak Arapça dişillik eki getirilerek elde edilen bir ad.
Lemiye: Parlayan, ışıldayan.
Huriye: 1. Coşkunluk hallerinde hurilerle buluştuklarına inanan bir tarikat. 2. Cennet kızı. 3. Sevgili. 4. Çok güzel kadın. Sözlük Anlamı: Meşin sırt çantası, dağarcık.
Emriye: Emirle, buyrukla ilgili.
Rahiye: Bal arısı.
Kudsiye: Kutsal.
Fethiye: Fethetme, alma ile ilgili olan. Fethe mensup. Fetih hakkında yazılan kaside.
Kafiye: Tâbi olan şey. Her şeyin son tarafı. Şiirde mısra sonlarında bulunan sözcüklerin son heceleri arasındaki ses benzerliği, uyak. Halk edebiyatında ayak.
Nasiye: Unutan, unutmuş olan.
Şehriye: 1. Şehirli, kentli. 2. Kibar, ince, nazik.
Ümmiye: Okur yazar olmayan kadın
Ruhiye: Ruhla ilgili,ruha ait.
Berkiye: Şimşek gibi, parlak.
Münciye: Kurtarıcı, kurtaran, önder.
Şemsiye: Güneşle ilgili, güneşe özgü, güneşlik.
Sulhiye: Barışa özgü, barışla ilgili, barış.
Şaziye: Özellikleri kimseye benzemeyen
Cudiye: Cömert, eli açık.
Kibariye: 1. Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan. 2. Seçkin, değerli. 3. Zengin, soylu.
Sabiye: Küçük kız, kız çocuğu.
Muradiye: İstekli, dileği olan, arzulu kadın. Amacı olan kadın.
Meronothite: Benim sevinç şarkı taşıyan hat
Rahmiye: Acıyan, merhamet eden.
Rasiye: Büyük dağ.
Merzuka: 1. Mutlu. 2. Rızkı verilmiş.
Nebiye: Haberci, haber veren, elçi.
Merve: Mekke’de hacıların yedi kez gidip geldikleri kutsal dağın adı.
Meres: defluxion imposthume
Refiye: Yüksek, yüce. - bk. Refia
Meryem: 1. Hz. İsa’nın annesi. 2. Dindar kadın. Dinine bağlı kadın.
Zühtiye: Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren.
Hamiye: 1. Himaye eden, koruyan, koruyucu. 2. Kayıran, kayıncı.
Zülfiye: Sevgilinin zülfü, saçı. - bk. Zülfüye
Nevriye: Işıklı, parlak.
Terbiye: Eğitim, Görgü
Fehmiye: Anlayış, kavrayışla ilgili olan.
Raciye: 1. Rica eden, yalvaran. 2. Umutlu.
Nakiye: 1. Temiz, pak. 2. Çok ince, çok güzel, zarif.
Tahliye: Boşaltmak. Boş bırakmak. Serbest bırakmak. Tathir etmek. Temizlemek.
Hıfziye: 1. Saklama, koruma ile ilgili. 2. Ezberleme, akılda tutma.
Resmiye: 1. Devlet tarafından veya devlet adına olan. 2. Alayla, törenle olan. 3. Ciddi.
Sudiye: Yararlı, faydalı, kazançlı.
Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Mersa: Liman.
Avniye: 1. Yeniçeriler tarafından ve daha sonra Sultan Mecid ve Sultan Aziz zamanlarında giyilen bir çeşit yağmurluk. 2. Yardım etmiş. Yardımla ilgili.
Zekiye: Anlayışlı, kavrayışlı, zekâ sahibi.
Cevriye: 1. Haksızlık. 2. Eza, cefa, eziyet, gadir, zulüm, sitem.Eziyet, sıkıntıyla ilgili olan.
Hamdiye: Allah’ı övmeyle, Allah’a şükretmeyle ilgili.
Şadiye: Sevinç, neşe, mutluluk
Aliye: Yüce, yüksek
Saniye: Dakikanın 60’ta biri süresinde zaman birimi
Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili
Lütfiye: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili
Merza: Bazı internet sitelerinde “Meleklerin Kraliçesi” olarak geçmektedir ancak hiçbir kaynakta bu bilgiyi doğrulatamadık. Bu yüzden ismin uydurma olduğunu düşünüyoruz. Bilgi sahibi olanların bize bilgi vermesi rica olunur.
Sulbiye: Birinin soyundan gelme.
Fecriye: Tan vaktiyle, tan kızıllığıyla ilgili.
Nadiye: 1. Bağıran, bağırıp çağıran, seslenen. 2. Toplantı, meclis.
Meremoth: ölüm mür acı
Merari: kışkırtmak için acı
Merter: Sözünün eri kimse.
Mertkal: "Her zaman sözünün eri ol" anlamında kullanılan bir ad.
Merzuk: 1. Mutlu. 2. Rızkı verilmiş.
Merodach-Baladan: yargısız acı pişmanlık
Merdan: Erkekler, yiğitler, mertler.
Merttürk: Sözünün eri Türk.
Mertkol: Özü, sözü doğru, güvenilir kimse.
Mergup: Sevilen, beğenilen, aranılan.
Mersin: 1. Yaprakları yaz kış yeşil kalan, beyaz çiçekli bir ağaç. 2. Akdeniz bölgesinde bir şehir.
Mernuş: Eshab-ı Kehf´den - 7 Uyurlar´dan. Efsus ya da Yarpuz denilen bir şehirde Dakyanus (Dakyus) adındaki zalim hükümdar, halkı kendisine ve putlarına tapmaya zorlar. Allah´ın varlığına ve birliğine inanan birkaç genç ise gizlice ibadet ederek bu zalimin buyruğu dışına çıkar. Bunu haber alan Dakyanus´tan kaçan gençler, yolda kendileri gibi inançlı bir çobana rastlar. Çobanın bildiği ve yanında su olan bir mağaraya sığınan yedi kişi, burada uykuya dalar.Bu konu Kuran’da Kehf süresin de geçmektedir. Mernuş, bu 7 kişiden biridir.
Merab: o kavgalar veya anlaşmazlıklar
Sariye: Hz. Ömer’in İran’daki komutanı.Sariye(R.A)
Mert: Sözünün eri, sözünde duran
Meribbaal: Baal, isyan direnir o
Mergen: Usta nişancı.
Merdi: (Farsça kökenli )1. Mertlik, erlik. 2. Cesaret, yüreklilik.3. İnsanlık.
Mertel: Özü sözü doğru kimse.
Merih: Güneş sistemimizdeki 5. gezegen. Dokuz gezegenden biri (Mars)
Meriç: Ülkemizin Bulgaristan sınırındaki nehir
Merd: Adam. Kişi. İnsan. Erkek. Sözünün eri. Özü sözü doğru olan.
Mertkan: Mert soydan gelen kimse.
Mered: asi karar
Mervan: Emevilerin Mervan kolunun adı.
Mertol: "Sözünün eri ol, verdiğin sözü tut" anlamında kullanılan bir ad.
Meron: Askeri