İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Mahpare isminin anlamı: Ay parçası, çok güzel kadın. - bk. Mehpare. Mahpare ismi Farsça kökenli bir Kız ismidir.
Mahpare İsminin Anlamı Nedir? Mahpare İsminin AnaliziMahsure: Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş.
Mahola: dans
Mahru: Ay yüzlü, yüzü ay gibi olan güzel.
Elnare: Ülkesinin ışığı, odlar yurdu. Azerbaycan’ın diğer ismi ile de eşanlamlıdır.
Mahizar: Ayın çok olduğu gece.
Mahter: Yeni ay, ayça, hilal.
Mahmure: 1. Sarhoşluğun verdiği sersemlik. 2. Uyku basmış göz, baygın göz.
Mahur: Klasik Türk müziğinde bir makam.
Mahalath: Lir, arp
Mahara: Hızlı, enerjik
Ruhsare: 1. Yanak. 2. Yüz, çehre. - bk. Ruhsar
Mahmude: Övülmüş, övülmeye değer.
Nevvare: Ağaç çiçeği.
Mahri: Enerjik
Zürare: Saçılan şey.
Sehhare: Çok güzel, büyüleyici kadın.
Kibare: 1. Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan. 2. Seçkin, değerli. 3. Zengin, soylu.
Mahınev: Yeni ay, ayça, hilal.
Mahpeyker: Ay yüzlü, güzel.
Mahrur: Hararetli, ateşli.
Mahizer: Ayın çok olduğu gece.
Mahfer: Ay aydınlığı, ay ışığı.
Hare: Cam, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş.
Seyyare: 1. Gezegen. 2. Kervan, kafile.
Mahperi: Ay gibi, peri kadar güzel.
Maharai: Bir tepeden bir tepe hızlandırıyor
Mahek: Keyifli koku
Mehpare: Ay parçası
Mahten: Ay gibi beyaz, ışıklı, parlak teni olan.
Mahnur: Işıklı ay. bk. Mahinur
Sare: Saf,temiz,kalabalık,topluluk anlamları da var(Osmanlıca). 1. Sıçrayan, atlayan. 2. İhtiyaç. 3. Susuzluk. 4. Hz. İbrahim´in eşinin adı.
Gülnare: bk. Gülnar
Mahidevran: "Mah", Ay ya da güzel yüz, "Devran" devir ya da zaman anlamına geliyor. Mahidevran ise "zamanın güzeli, devrin güzeli" anlamına gelmektedir. Mahidevran Sultan Kanunş Sultan Süleyman´ın eşlerinden.
Mahinur: Işıklı ay.
Mahçiçek: Ayçiçeği
Mahire: Hünerli, becerikli, elinden iş gelen kimse.
Mahira: Enerjik
Maha: vahşi inek
Sitare: 1. Yıldız. 2. Talih, baht, kader.
Mahbube: Sevilen, sevilmiş, sevgili.
Kalare: Parlak, net
Mahpare: Ay parçası, çok güzel kadın. - bk. Mehpare
Şekerpare: 1. Çok tatlı bir kayısı türü. 2. Bir tür nakış. 3. Bir tür tatlı.
Mahjabeen: Güçlü.
Mahmur: 1. Sarhoşluğun verdiği sersemlik. 2. Uyku basmış göz, baygın göz.
Mahfi: Gizli, saklı.
Mahra: 1. Değerli kimse. 2. Elverişli uygun şey.
Mahsut: 1. Hasat edilmiş, ekini biçilmiş. 2. Biçilmiş ekin.
Mahak: Ayın azalan
Mahmud: Övülmüş, övülmeye değer. Makam-ı Mahmud: Hz. Muhammed’in en büyük şefaat makamı, cennet.
Mahser: Huy, tabiat.
Mahbup: Sevilen, sevilmiş, sevgili.
Mahali: Coşkulu değil
Mahin: Hizmetkar, hizmetçi.
Çare: 1.Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu. 2.Tedavi yolu, deva
Mahşer: Toplanma yeri. Kıyamet günü dirilenlerin toplanacakları yer. Büyük kalabalık.
Mahir: Usta, elinden her iş gelen, Hünerli, becerikli, elinden iş gelen kimse.
Mahzun: Hüzünlü, duygulu, üzgün
Mahi: Mahveden, yok eden.
Mahmoud: övdü
Caesare: longhaired
Mahsun: Güçlendirilmiş, güçlü.
Mahya: Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya yapılan resim.
Mahmut: Hamdolunmuş övülmeye değer.
Mahfuz: 1. Korunmuş, gözetilmiş. 2. Gizlenmiş, saklanmış.
Mahli: Coşkulu değil
Mahlon: Bir harp af eksikliği