İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Karakız isminin anlamı: Esmer kız. Karakız ismi Türkçe kökenli bir Kız ismidir.
Karakız İsminin Anlamı Nedir? Karakız İsminin AnaliziKarsel: Karın erimesiyle oluşan sel.
Karine: övme
Karmit: Rab `ın bağ
Karakız: Esmer kız.
Karisa: çok sevgili
Gülkız: Gül gibi güzel kız.
Karessa: çok sevgili
Kardan: Kar gibi, ak, beyaz, temiz, saf.
Aygünkız: Ay gibi güzel, güneş gibi parlak olan kız.
Aykız: Ay gibi güzel ve parlak olan kız.
Sarıkız: Sarışın kız.
Karlyn: Freeman, adam, Ahbap
Durkız: "Artık çocuğun olmasın" anlamında kullanılan bir ad.
Karsu: Kar suyu, baharda dağların zirvesinden eriyerek akan su.
Gelinkız: Gelinlik çağındaki kız.
Karanfil: Güzel renkli çiçekler açan bir süs bitkisi.
Hanımkız: Ağırbaşlı kız.
Anakız: Anne ve kız.
Balkız: Şirin, tatlı, hoş kız.
Allıkız: Sağlıklı, al yanaklı kız.
Karyağdı: Karlı günde doğan beyaz tenli kız çocuklarına verilen bir ad.
Arukız: Sevimli kız, güzel kız.
Haskız: İyi nitelikleri kendinde toplamış kız.
Karmen: Kırmızböceğinden elde edilen parlak kırmızı saydam boya ve bu boyanın rengi.
Kareena: saf, masum, f arkadaşım
Sıylıkız: Sevimli, hoş kız.
Yeterkız: Arka arkaya doğan kız çocuklarından sonra erkek çocuk olması dileğiyle verilen bir ad.
Karis: Grace;
Karmelita: Rab `ın bağ
Akkız: Beyaz kadın.Temiz, dürüst, güvenilir kız.
Karissa: Okşamak
Hankız: Hükümdar kızı.
Karima: Noble, cömert
Karye: Köy. Kasabadan küçük olan yerleşim yeri. Kuran’da bir çok ayette geçmektedir (Örn: Bakara 58, 259).
Karyan: karanlık bir
Karaca: 1. Geyikgillerden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı. 2. Esmer.
Kariina: bulundu
Karadut: Siyah renkli dut.
Karnaim: boynuzları
Karim: cömert
Karahan: Tarihte bazı kavimlerde hanlara verilen san.
Karatan: Şafak sökmeden önceki alaca karanlık.
Karayağız: Koyu esmer kimse.
Karcan: Esmer kimse. bk. Karacan
Karakoç: Delikanlı, yiğit esmer kimse.
Karamürsel: 1. Marmara Denizi kıyılarında işleyen küçük teknelere verilen ad. 2. Marmara bölgesinde Kocaeli’nin ilçe merkezi.
Karakan: Bir tür dağ ağacı.
Karakoca: 1. Saçı sakalı ağarmayan yaşlı adam. 2. Büyümeden yaşlanan kavruk ağaç.
Karademir: Güçlü, kuvvetli esmer kimse.
Karabey: Esmer, yağız bey.
Karatün: Karanlık gece.
Karamut: Kara baht, kötü şans.
Karacan: Esmer kimse.
Karlu: Karlı.
Karanbay: Kahraman, yürekli kimse.
Karadağ: Bulutlarla kaplı dağ.
Karaörs: Kuvveti, güçlü kimse.
Karan: 1. Kahraman, yürekli. 2. Karanlık.
Karakuş: Kartal cinsindan kuşlara verilen genel ad.
Karaçelik: Kuvvetli, güçlü esmer kimse.
Karapet: Güneş ışıklarının efendisi, güneş
Kartal: Yırtıcı bir tür kuş
Karabet: Yakınlık, hısımlık, akrabalık.
Karataş: Siyah taş, hacerülesvet.
Kardelen: Karda yaşayabilen çiçek
Karaşın: Esmer.
Karin: Yakın. Yakınında olan. Yakın dost. Nail olan. Hısım komşu. Kuran’da geçmektedir. (Kaf 23-27). Japonca anime ve manga serisi Naruto’da kurgusal bir karakterdir.
Kargın: 1. Taşkın su. 2. Bol, çok. 3. Doymuş, tok. 4. Erimiş buz ve kar parçalarının oluşturduğu akarsu. 5. Çağlayan.
Karabuğra: Deve gibi boylu boslu olan kimse.
Kartay: Yaşlı, pir.
Karabaş: 1. Hiç evlenmemiş erkek, bekâr. 2. Evlenmeyen rahip. 3. Kışa dayanıklı sert buğday.
Karamuk: Dağlarda kendi kendine biten ve ilkbaharda çiçek açan, saçma büyüklüğünde, üzüm biçiminde meyveleri olan dikenli bir bitki, çalı.
Karatay: Anadolu Selçuklu devlet adamı.
Karaman: 1. Esmer, kara yağız insan. 2. Güneybatıdan esen yel.
Karaboğa: Güçlü, kuvvetli esmer kimse.
Karapars: Güçlü, kuvvetli esmer kimse.
Karanalp: Kara yağız, kahraman yiğit.
Karamık: Dağlarda kendi kendine biten ve ilkbaharda çiçek açan, saçma büyüklüğünde, üzüm biçiminde meyveleri olan dikenli bir bitki, çalı. - bk. Karamuk
Karabuğday: Tohumları için yetiştirilen bir yıllık bitki.
Karakaş: Gür ve kara kaşları olan kimse.
Karaalp: Esmer, kara yağız yiğit.
Karaoğlan: Esmer renkli çocok.
Karaer: Kara yağız, esmer yiğit.
Karaçay: Bir Türk kavminin adı.
Karlık: Kar kuyusu.
Karık: 1. Bağ ve bahçelerde sebze ekmek için ayrılan bölümler. 2. Karışık, karışmış.
Karaçar: Kötü ruhlar.
Karsten: İsa şöyle bir
Karabörü: İşini iyi bilen esmer kimse.
Kartekin: Kar gibi saf, temiz kimse.
Karayel: Kuzeybatıdan esen, genellikle soğuk yel.
Karasal: Kara ile ilgili.
Karabay: Esmer, yağız kimse.
Karakaya: Güçlü, kuvvetli esmer kimse.
Kara: 1. En koyu renk, siyah. 2. Zenci, esmer.
Karaduman: Siyah duman.
Karabükey: Güçlü güreşçi.
Cankız: Sevilen, sevimli, şirin kız.
Kareem: Cömert
Karadeniz: Türkiye´nin kuzeyindeki büyük deniz.
Karadoğan: Esmer olarak dünyaya gelen.
Karacı: 1. Gönül alan. 2. Gözetleyici.
Karakoyun: Uysal, ılımlı esmer kimse.
Kargınalp: Coşkulu, taşkın, hareketli yiğit.
Kardeş: 1. Aynı ana babadan doğmuş veya ana babadan biri ayrı olan çocukların birbirine göre adı. 2. Çok yakın arkadaş, dost.
Karpos: Kâr
Karacabey: 1. Esmer bey. 2. Kahramanlığıyla ün salmış bir Türk komutanı.
Karasu: Ağır akan su.
Karasüyek: Eski Türklerde soylular karşıtı olan halk katmanı.
Karabulut: Koyu esmer renkte büyük yağmur bulutu.
Karluk: Türk boylarından biri.
Karakurt: Deneyimli esmer kimse.
Karabudun: Esmer milletten olan.
Karabatak: 1. Balıkla beslenen, gagası uzun ve sivri kara tüylü bir deniz kuşu. 2. Geleceğini düşünmeden yaşayan, savurgan.
Karacakurt: Yaşlı ve deneyimli esmer kimse.
Kargı: 1. Eskiden silah olarak kullanılan, ucu sivri demirli, ağaçtan yapılmış uzun sırık. 2. Kamış, saz.
Karatekin: Esmer kimse.
Karlukhan: Karluk boyunun hanı.
Karmel: Bağ
Karındaş: Kardeş.
Karun: Çok zengin kimse. Kur’an’da kendisinden çok zengin olarak söz edilen ve bütün mal varlığı bir anda yok olan kişi. Kuran’da Ankebut 24, Mu’min 39, Kasas 76 ve 79. ayetlerde geçer.
Karhan: Tarihte bazı kavimlerde hanlara verilen san.- bk. Karahan
Karakucak: 1. Sarılma, kucaklama, kavrama, tutuşma. 2. En eski Türk güreş biçimi.
Karakalpak: Orta Asya´da yaşayan bir Türk boyu.
Karasungur: Soğukkanlı, sakin esmer kimse.