İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Sariye isminin anlamı: Hz. Ömer’in İran’daki komutanı.Sariye(R.A). Sariye ismi Arapça kökenli bir Erkek ismidir.
Sariye İsminin Anlamı Nedir? Sariye İsminin AnaliziMehtiye: Doğru yolu bulan, hidayete eren. - bk. Mehdiye
Resmiye: 1. Devlet tarafından veya devlet adına olan. 2. Alayla, törenle olan. 3. Ciddi.
Fevziye: Kurtuluş, zafer ve üstünlükle ilgili olan.
Fecriye: Tan vaktiyle, tan kızıllığıyla ilgili.
Lemiye: Parlayan, ışıldayan.
Vasfiye: Nitelikli.
Sadiye: Mutlu, uğurlu.
Bakiye: Artık, artan, kalan, geri kalan. Kalıntı.
Kadriye: Değerle ilgili / İtibar, onur
Arziye: Toprakla ilgili, topraktan yetişen.
Lütfiye: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili
Hıfziye: 1. Saklama, koruma ile ilgili. 2. Ezberleme, akılda tutma.
Adeviye: 1. İyilik, yardımseverlik. 2. Ünlü hanım mutasav-vıfe.İyilikseverlik, yardımseverlik.
Rasiye: Büyük dağ.
Asiye: İsyan eden
Ferdiye: 1. Tek olan, tek şey. 2. Fertle ilgili, bireysel.
Yümniye: Uğurlu, kutlu.
Samiye: Yüksek, yüce.
Aliye: Yüce, yüksek
Veliye: Ermiş kadın.
Semiye: Aynı adı taşıyan, adları aynı olan, adaş.
Zatiye: Kendiyle ilgili, kendine ait, özel.
Düriye: İnci gibi parlayan, parlak.
Saron: onun düz, onun şarkı
Zihniye: Zihinle, akılla ilgili.
Safiye: Katıksız, katışıksız saf
Sevdiye: Türkçe "sevdi" sözüne yanlış olarak Arapça dişillik eki getirilerek elde edilen bir ad.
Nasiye: Unutan, unutmuş olan.
Vechiye: Yüze ait, yüzle ilgili.
Maviye: Billur taşı. Mavi renkten olan, mavi renge ait.
Sadriye: 1. Göğüsle ilgili, göğse ait. 2. Çocuğun anasıyla olan bağı.
Örfiye: Törelerle, âdetlerle ilgili.
Nebiye: Haberci, haber veren, elçi.
Taliye: 1. Sonradan gelen, bir şeyin arkası sıra giden. 2. Kur’an okuyan.
Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili
Nevriye: Işıklı, parlak.
Rukiye: Büyüleyici, sihirleyici, efsun. Peygamberimiz’in kızlarından birinin adıdır.
Şemsiye: Güneşle ilgili, güneşe özgü, güneşlik.
Mariye: Şen’un adında birinin kızı olup hicretin 7. yılında kızkardeşi Şirin ile birlikte, Mukavkıs tarafından Hz. Muhammed’e (s.a.s) hediye edilen kıbti bir cariye. Hz. Peygamberin hanımlarından küçük yaşta ölen oğlu İbrahim’in annesi.
Saranda: Yardımcı mensity
Avniye: 1. Yeniçeriler tarafından ve daha sonra Sultan Mecid ve Sultan Aziz zamanlarında giyilen bir çeşit yağmurluk. 2. Yardım etmiş. Yardımla ilgili.
Sabiye: Küçük kız, kız çocuğu.
İrfaniye: İrfanla, bilgi ve kültürle ilgili.
Sarepta: bir kuyumcu dükkan
Vehbiye: Tanrı bağışı olan.
Cudiye: Cömert, eli açık.
Şadiye: Sevinç, neşe, mutluluk
Berkiye: Şimşek gibi, parlak.
Cevriye: 1. Haksızlık. 2. Eza, cefa, eziyet, gadir, zulüm, sitem.Eziyet, sıkıntıyla ilgili olan.
Raciye: 1. Rica eden, yalvaran. 2. Umutlu.
Namiye: 1. Yetişen, büyüyen, artan. 2. Güç kazanma.
Rahmiye: Acıyan, merhamet eden.
Harbiye: Savaşla ilgili.
Nuriye: Işıklı, ışıktan gelme
Şehriye: 1. Şehirli, kentli. 2. Kibar, ince, nazik.
Şaziye: Özellikleri kimseye benzemeyen
Gülşadiye: Mutlu, seviçli güzel.
Hayriye: Hayırla, iyilikle ilgili
Ayniye: Gözle ilgili olan.
Sarai: Benim prenses
Kaniye: Kanaat eden, fazlasını istemeyen,kanmış,kanaatkar.
Sarina: s
Zeyniye: Süslü.
Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Beriye: Salim, kurtulmuş, aklanmış, arı, temiz.
Sudiye: Yararlı, faydalı, kazançlı.
Refiye: Yüksek, yüce. - bk. Refia
Marziye: Hoşa giden, beğenilen.
Nakiye: 1. Temiz, pak. 2. Çok ince, çok güzel, zarif.
Sabriye: Sabırlı, sabırla ilgili
Mehdiye: Doğru yolu bulan, hidayete eren.
Ganiye: 1. Zengin, varlıklı. 2. Çok hoş. 3. Kadın şarkıcı.
Sarıçiçek: Sarı renkli çiçek.
Savniye: Koruma, gözetme ile ilgili.
Sara: Halis, katkısız, temiz.
Edviye: İlaçlar, devâlar. Mezopotamya ve İran mutfağında kullanılan bir baharat karışımıdır.
Kudsiye: Kutsal.
Sariah: s
Sarra: Prenses.
Kafiye: Tâbi olan şey. Her şeyin son tarafı. Şiirde mısra sonlarında bulunan sözcüklerin son heceleri arasındaki ses benzerliği, uyak. Halk edebiyatında ayak.
Radiye: Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen.
Lamiye: Parıldayan, parlak, parıltılı.
Hadiye: Hidayete erdiren, doğru yolu gösteren, kılavuz, rehber. Önde giden. Kuran’da geçmektedir ( Araf 186, Furkan 31)
Adniye: Cennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik bayan.
Sarıgüzel: Sarışın güzel.
Ramiye: Fırlatan, atan.
Ümniye: 1. Umut. 2. İstek, arzu. 3. Niyet.
Hilmiye: Yumuşak huylu, ince nazik kimse.(Arapça)
Subhiye: Sabah vaktiyle, şafak ile ilgili. - bk. Suphiye
Asliye: 1. Seçkin, özel. 2. Esas, temel.
Kibariye: 1. Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan. 2. Seçkin, değerli. 3. Zengin, soylu.
İlmiye: Dinî bilimlerle uğraşan kimseler topluluğu.
Feyziye: 1. Bollukla, bereketle ilgili. 2. Bilimle, bilgiyle ilgili.
Hamiye: 1. Himaye eden, koruyan, koruyucu. 2. Kayıran, kayıncı.
Saniye: Dakikanın 60’ta biri süresinde zaman birimi
Ruhiye: Ruhla ilgili,ruha ait.
Suphiye: Sabah vaktiyle, şafak ile ilgili.
Sari:
Takiye: Günahtan, haramdan kaçınan, dinine bağlı kimse.
Uzziye: Allah `ın gücü
Sarpkan: Sert, güçlü soydan gelen.
Sargınal: "Yürekten, candan al" anlamında kullanılan bir ad.
Sarıtaş: Güçlü, kuvvetli sarışın kimse.
Saru: Sarışın.
Sargis: Doğanın gücü
Sarıçam: Bir çam çeşidi.
Sart: Ticaretle uğraşan, tüccar.
Sarpkoç: Güçlü, kuvvetli kimse.
Sargan: 1. Çorak yerlerde biten bir ot. 2. Bir tür balık.
Sarkan: Kovan.
Sarıalp: Sarışın yiğit.
Sarıbay: Sarışın kimse.
Saraç: Koşum ve eyer takımları yapan, satan, işleyen veya süsleyen kimse.
Sartık: Azat olunmuş, salıverilmiş, özgür.
Sarim: Keskin, kesici.
Sariye: Hz. Ömer’in İran’daki komutanı.Sariye(R.A)
Sarıca: 1. Sarıyı andıran, sarıya yakın. 2. Yaban arısı.
Saran: 1. Kuşatan, çeviren. 2. Hasis, cimri.
Sarıkaya: Güçlü, kuvvetli sarışın kimse.
Sarpkın: Güçlü, kuvvetli kimse.
Sarper: Sert, güçlü erkek.
Saral: "Çevresini kuşat" anlamında kullanılan bir söz.
Sarpedon: Truva Savaşı sırasında Patroclus tarafından öldürülen
Sarsour: böcek
Sarıcabay: Sarışın kimse.
Saruca: 1. Sarıyı andıran, sarıya yakın. 2. Yaban arısı. - bk. Sarıca
Sarphan: Güçlü, kuvvetli hükümdar.
Sarıer: Sarışın kimse.
Saro: Güçlü, kuvvetli
Sargut: İhsan, bağış, ödül.
Sarbek: Sarışın bey.
Sarp: Dik,geçilmesi ve çıkılması zor, Çetin, sert, şiddetli
Sarvan: Deve süren, deveci.
Sardis: Sevinç prens
Sarıhan: Sarışın hükümdar.
Sarhan: Bey, Lord
Sar: Sevindiren, sevinç veren.
Sarid: Bir prensin eliyle, kalan
Saruhan: Eski bir Türk beyi