İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Efran isminin anlamı: Neşeli, keyifli, sevinçli olan kimse. Mesrur. (Kaynak Bilinmiyor). Efran ismi Farsça kökenli bir Kız ismidir.
Efran İsminin Anlamı Nedir? Efran İsminin AnaliziEfrosini: Kuş, geyik buzağı
Piran: Yaşlılar, ulu erenler, ermişler.
Umran: 1. Bayındırlık, mamurluk. 2. Uygarlık, ilerleme, refah ve mutluluk. - bk. Ümran
Nuran: Işıklı, nurlu, aydın
Bedran: Sert başlı at. Daima. Hoş, latif, yakışıklı. NOT: İsmin anlamı hakkında kesin bir kaynak bulamadık.
Kamuran: Dileğine kavuşmuş olan. İsteğine kavuşmuş olan, mutlu.
Seran: Işıklı, parlak.
Mahidevran: "Mah", Ay ya da güzel yüz, "Devran" devir ya da zaman anlamına geliyor. Mahidevran ise "zamanın güzeli, devrin güzeli" anlamına gelmektedir. Mahidevran Sultan Kanunş Sultan Süleyman´ın eşlerinden.
Efra: Allah’tan gelen esinti. (Kaynak Bilinmiyor) İşi gücü olmayan adam. Boş dolaşan kişi.(Kaynak Bilinmiyor) Kuruntulu, vesveseli adam.(Kaynak Bilinmiyor) Başının saçı tamam olan kimse(Kaynak Bilinmiyor).
Neyran: 1. Ateşler. 2. Cehennem. - bk. Niran
Cheran: Öfke
Efraz: Kaldırma. Yükseltme. Yüksek. Yukarı.
Ümran: Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık
Deran: Güzellik. Derhal, o anda, hemen. (Osmanlıca’da yazılışı: der-an)
Meran: Yasemin
Gufran: Bağışlama. Allah’ın günahları affedip örtmesi, rahmeti.
Sayran: Öten, cıvıldayan, şakıyan.
Amiran: (a:miran)
Zafaran: Baharat
Bürran: Keskin, kesici.
Efran: Neşeli, keyifli, sevinçli olan kimse. Mesrur. (Kaynak Bilinmiyor)
Mihran: Nehir. Mihran, Pakistan;’ın Sindh eyaletinde bir Nehri’nin adıdır. “Güneşle ilgili” anlamına geldiğini düşünüyoruz (Ermenice). NOT: İsmin Ermenice anlamını yaptığımız araştırmalara rağmen tam olarak tespit edemedik. İsmin Ermenice anlamı hakkında bilgi sahibi olanlar yorum yaparak bizi bilgilendirebilir.
Hicran: 1. Bir yerden veya bir kimseden ayrılma. 2. Ayrılığın verdiği büyük üzüntü, keder.
Niran: 1. Ateşler. 2. Cehennem.
Şükran: İyilik bilme, minnettarlık
Perran: Uçan, uçucu
Kıran: 1. Çevre, kıyı, kenar. 2. Ufuk. 3. Tepe, yamaç, bayır.
Dikran: Okçu atıcı.
Hayran: 1. Hayranlık duyan, hayrette kalan. 2. Son derece beğenen, tutkun.
Erturan: Erkek çocuğun uzun ömürlü olmasını dilemek amacıyla kullanılan bir ad. bk. Erduran
Kamran: İsteğine kavuşmuş olan, mutlu.
Efrat: Onur, saygı
Evran: 1. Çok uzun boylu insan. 2. Kasırga, hortum. 3. Evren.
Savran: 1. Deveci, devecibaşı. 2. Altın benzeri. 3. Merdiven.
Karan: 1. Kahraman, yürekli. 2. Karanlık.
Büran: Keskin, kesici.
Ferran: güvenlik, cesur koruyucusu
Theran: Tüm avcılık
Dewran: Çağ, Zaman
Baran: Yağmur. Varan, ulaşan. Yüce, ulu.
Kayran: 1. Orman içindeki ağaçsız alan. 2. Kayan yer. 3. İnce çakıllı, kumlu toprak.
Yurtkuran: Ülkeyi yöneten kimse.
Efras: Atlar. Beygirler.
Efrahim: İbranice çifte verimlilik anlamına gelir. Hz. Yusuf’un (as) ikinci oğlu. Orta Filistin’de yerleşen İsrail kabilesine adını verdiği söylenir.Tora’da adı geçen On İki İsrail Kabilesi’nden biridir. Menaşe kabilesi ile birlikte Yusuf Hanedanlığını oluştururlar.
Ithran: özenle aramak için kalan
Efruz: Parlatan, tutuşturan.
Saran: 1. Kuşatan, çeviren. 2. Hasis, cimri.
Boran: Ardından yağış getiren şiddetli rüzgar.
Tiran: Kutsal kişi
Demirkıran: Demiri kıracak kadar güçlü olan kimse.
Eliran: Aman şarkı
Efraim: verimli
Efron: Tay
Aran: 1. Kuytu, sıcak yer. 2. Yayla. 3. Düzlük, ova, kışlak. 4. Ilımlı, uyumlu, uygun.
Uran: Yetenekli, usta, becerikli kimse.
Haran: dağlık ülke
Miran: Beyler.
Altınbaran: Üstün nitelikli, değerli kimse.
Duran: 1. Yaşayan, varlığını sürdüren. 2. Dağ yolu. 3. Kalan. 4. Dingin, sakin, huzurlu.
Aaran: Gücü Mountain
Efrayim: Vruchtvol
İmran: 1. Evine bağlı kalan. 2. Hz. Meryem`in babası, Âl-i İmran: İmran ailesi. Musa, Harun-Meryem ve İsa. - Kur`an-ı Kerim`in 3. suresi.
Onaran: 1. Düzelten, yararlı bir duruma getiren. 2. İyileştiren, tedavi eden. 3. Başaran, bitiren.
Mîran: Mir
Zimran: şarkıcı üzüm
Efrasiyap: 1. İranlı olmayan yiğit. 2. Ünlü Türk büyüğü Alp Er Tunga’ya İranlılarca verilen ad.
Taşkıran: Güçlü, kuvvetli kimse.
Otaran: 1. Hayvanlar otlatan çoban. 2. Beğenen, isteyen.
Bargiran: Dertli
Ahran: Gücü Mountain
Emran: Kürkler, hayvan derileri.
Yıldıran: Parlayan, ışıldayan, ışık saçan.
Biran: "Bir kez olsun hatırla" anlamında kullanılan bir ad.
Caran: Güzel kokan bir tür çiçek.
Oran: 1. Ölçü, nispet, derece. 2. Tahmin. 3. Ölçülü, hesaplı. 4. Anlayış. 5. Abartma, abartı. 6. Özel işaret, nişan.
Şiran: Aslanlar.
Turan: Dünyadaki tüm Türklerin yaşayacağına inanılan ülke
Ocran: Bir rahatsız eden bozukluklar
Güran: "Çokça hatırla" anlamında kullanılan nir ad.
Sehran: Geceleri uyanık duran.
Eran: Uyarı, Uyarı
Ghufran: af
Faran: İncil’de Mekke dağlarına verilen isim. Hz. Peygamber’in (s.a.a.) Faran dağlarında zuhur edeceği İncil’de haber verilmiştir.
Almiran: Princes
Özduran: Özü sakin olan kimse.
Moran: Irmak, nehir, akarsu.- bk. Müren
Toran: 1. Güçlü, kuvvetli, iri yarı kimse. 2. Yiğit, kahraman.
Erduran: Erkek çocuğun uzun ömürlü olmasını dilemek amacıyla kullanılan bir ad.
Davran: 1. "Hazır ol, hazırlan" anlamında kullanılan bir ad. 2. "İşe giriş, el at, başla" anlamında kullanılan bir ad. 3. Hazırlık.