İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Berem isminin anlamı: 1. (C.: Ebrâm) Kumar oyununa dâhil olmayan. 2. Asma ve kabak çardağı. 3. Üzüm çubuklarının altına konulan çatal şeklindeki ağaç. Herek. Berem ismi Osmanlıca kökenli bir Kız ismidir.
Berem İsminin Anlamı Nedir? Berem İsminin AnaliziŞirem: tatlım, bena ait şire / selvi tezcan tarafından eklenmiştir.
Muhterem: Saygın, saygıdeğer
Beria: Olgunluk ve güzelliğiyle akranlarından üstün olan sevgili, kadın.
Berrak: 1. Temiz, duru, saf, bulanık olmayan, nurlu, arınmış. 2. Şimşek, parıltı. 3. Kulağa hoş gelen ses.
Bergen: Dağ adamı. Dağda, tepede yaşayan.
Beriye: Salim, kurtulmuş, aklanmış, arı, temiz.
Bercis: 1. Jüpiter gezegeni. 2. Çok süt veren deve.
Lacerem: Şüphesiz, elbette, besbelli. Çaresiz, zaruri.
Berşe: Hep, bütün, çok.
Berka: Şimşek. Kuran’da geçer (Rad 12, Rum 24).
Berru: İyilik eden, iyiliği ve mükâfâtı çok olan. Sözünü yerine getiren.
Berika: Göz kamaştıran, göz kamaşması. Şimşek parıltısı. Kuran’da geçiyor (Kıyamet 7)
Berivan: Dağ çiçeği. Kayalık yerlerde yetişen ve etrafında hiçbir bitkinin yaşamasına izin vermeyen bir bitki türü.
Berzah: İki âlemin arası. Kabir. Dünya ile âhiret arası. Öldükten sonra ölenlerin ruhlarının gittiği mekandır. İki yer arasındaki geçit. Deniz içinde iki adet kara parçasını birbirlerine bağlayan dar kara parçasıdır. Kuran’da geçmektedir (Rahman 20).
Berre: Not : Peygamberimiz hanımlarından ikisinin ilk isimlerini değiştirmiştir. Biri Cüveyriye, diğeri Zeynep binti Cahş annemizdir. Her ikisinin ilk isimleri Berre idi. ayrıca üvey kızının adı da Berre iken onu Zeynep olarak değiştirmiştir. Berre manası temizleyicidir. Ancak O kendi nefsini temizler diyerek kibir ve gurura sebep olmaması için değiştirmiştir. Zeynep, mücehverler değerli taşlar anlamındadır.
Berkiye: Şimşek gibi, parlak.
Beril: 1.Arınmış, aklanmış 2. Mücevher olarak da kullanılan bir tür maden.
Berşan: Ümmet. Bir peygamberin tebliğ ettiği dine ve kitaba iman eden cemaat. (Kaynak Bilinmiyor)
Berrin: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı.Yüksek,ulu,yüce(Farsça).
İrem: Cennet / Şam ya da Yemende bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe .Eski zamanlarda Şeddad tarafından, cennet e benzetilerek yapılan bahçe. Bağ-ı irem (cennet bahçesi),bu bahçedeki üzüm bağlarına verilen isim. Çok eskiden Yemen de Âd Kavminin hükümdarı Allah a isyan ederek Cennet e benzetmek iddiasiyle İrem bağını yaptırmış, bu bağdaki köşke girmeden kavmi ile yani taraftarlariyle birlikte gazaba uğramış, çarpılmış, yerin dibine geçmiştir. (Kaynak : Osmanlıca Sözlük) 2-Kurşun veya ok atılan nişan tahtası.
Berire: İnam ve ihsan sahibi. Saliha ve vazifesini yapan hanım. (Kaynak Bilinmiyor).
Mirem: hayata küsmüş
Berçem: Nehir ve akarsuyu seven.
Behrem: Asfur çiçeği Kırmızı gül Kısa boylu kimse.
Berem: 1. (C.: Ebrâm) Kumar oyununa dâhil olmayan. 2. Asma ve kabak çardağı. 3. Üzüm çubuklarının altına konulan çatal şeklindeki ağaç. Herek.
Bersu: Ber : üzere, üzerine, yukarı mânasındadır. Ayrıca göğüs, sine, bağır, sadır, fayda, hamil, hıfz, yan ve taraf anlamları da vardır ve Su ile birlikte kullanılmaktadır.
Berceste: 1. Seçilmiş, beğenilmiş. 2. Sanat değeri yüksek anlamlar taşıyan dize. Güzel, hoş, latif.
Hurrem: 1. Sevinçli, şen, güler yüzlü, gönül açan. 2. Taze, körpe. - bk. Hürrem
Hürrem: 1. Sevinçli, şen, güler yüzlü, gönül açan.2. Taze, körpe. 3. Sevinçli, hoş vakit geçiren, gülümseyen
Berith: Yüce, yüce, tanrıça
Berca: Yerli yerinde, münâsip olan.
Bermude: Nesne, şey.
Bergüzar: Hatıra, Yadigar, Andaç, Anı; Armağan, Hediye
Berdil: Sevgili (kürtçe).
Berçin: Toplayıcı. Perçin. Bahçe, etrafı çevrilmiş tarla. Sertleşmiş toprak, toprağı pek, katı olan arazi. Toprak yığını. Taş yığını.
Beritan: 1.Bir Kürt aşiretinin ismi 2. Yaylaya giden kız
Beray: Ay’ın en ışıltılı, en parlak hali.
Derem: Akçe, para.
Beren: 1. Güçlü, kuvvetli. 2. Akıllı. 3. Tanınmış.4. Kadife kumaş.
Berksoy: Güçlü soydan gelen kimse.
Bervan: Berîvan’ın Erkeği
Bermal: Birşeyler yapmakla ilgili, yapan, ortaya çıkaran, becerikli
Berkkan: Güçlü soydan gelen kimse.
Berkin: Sağlam, güçlü, kuvvetli.
Berkel: Eli güçlü olam kimse.
Bergin: Sağlam, güçlü, kuvvetli. bk. Berkin
Berhan: Han soyundan, Hanla ilgili, han üzerine.. (Han=Hakan)
Berkay: Sağlam yapılı ve ayışığı gibi parlak olan. Ay ışığı, Güçlü ay
Berkalp: Kuvvetli ve sağlam yiğit, kahraman, cesur. Berk ve Alp isimlerinin birleşmesi ile oluşan isim. Bkz: Berk ve Alp
Berksu: Bol, gür akan su.
Berjan: Çevik.
Berkcan: Berk ve Can isimlerinin bir araya gelmesi ile oluşmuştur. (Bkz: Berk ve Can)
Bera: Fazilet. Seçkin olma vasfı. Olgunluk.
Berktin: Özü güçlü, sağlam olan kimse.
Berkant: Sağlam Yemin . Berk + Ant.
Berkmen: Güçlü, sağlam kişilikli kimse. bk. Berkman
Berköz: Özü güçlü kimse.
Berdan: Tarsus yöresinde bir akarsu.
Yurem: Tanrı tarafından Yüce
Berzan: Kam, şaman, yol gösteren.(Kaynak Bilinmiyor)
Terem: Kıl keçisi ile tiftik keçisinin çiftleşmesinden doğan oğlak.
Berksay: "Güçlü olarak kabul et" anlamında kullanılan bir ad.
Berksan: Güçlü tanınan kimse.
Berk: Sağlam güçlü, dayanıklı. Şimşek(Arapça).
Berkman: Güçlü, sağlam kişilikli kimse.
Berodach-Baladan: ölü oğlu
Muharrem: Din tarafından yasaklanan
Bertuğ: Engel tanımayan, güçlükleri aşan.
Berki: Şimşek gibi, parlak.
Berkün: Sağlam, güçlü tanınmış kimse.
Berter: Üstün, yüksek, nitelikli, değerli.
Berksal: Güçlü, kuvvetli kimse.
Beri: 1. Salim, kurtulmuş. 2. Temiz.
Berkok: Ok gibi çevik ve güçlü olan kimse.
Berksun: "Kendini sağlam ve güçlü olarak göster" anlamında kullanılan bir ad.
Berktan: Sabahın parlaklığı.
Ephrem: Vruchtvol çift. İbranice Ephraim şeklinde
Berkem: Benim kamçım, benim olan Berke anlamındadır. Bkz. Berke
Ekrem: Pek cömert, iyiliksever
Kerem: Cömertlik, soyluluk büyüklük
Berkan: "İyice hatırla" anlamında kullanılan bir ad.
Berkal: "Sağlam, güçlü ol" anlamında kullanılan bir ad.
Berge: İm, iz, eser.
Erem: Ulaşmak, kavuşmak için çaba gösteren
Berke: Değnek, sopa, kamçı
Berker: Güçlü, sağlam kişilikli kimse.
Mükerrem: Yardımsever, ikram sever
Berkol: "Güçlü, dayanıklı ol" anlamında kullanılan bir ad.
Direm: Eskiden bir ağırlık ölçüsü. Şimdiki üç gram ağırlık. Eskiden kullanılan beş kuruş değerindeki gümüş para. Akça.
Ürem: Artma, çoğalma, faiz.