İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Ulviye isminin anlamı: Yüce, yüksek, gökle ilgili. Ulviye ismi Arapça kökenli bir Kız ismidir.
Ulviye İsminin Anlamı Nedir? Ulviye İsminin AnaliziHamiye: 1. Himaye eden, koruyan, koruyucu. 2. Kayıran, kayıncı.
Arziye: Toprakla ilgili, topraktan yetişen.
Yümniye: Uğurlu, kutlu.
Nakiye: 1. Temiz, pak. 2. Çok ince, çok güzel, zarif.
Zekiye: Anlayışlı, kavrayışlı, zekâ sahibi.
Vechiye: Yüze ait, yüzle ilgili.
Subhiye: Sabah vaktiyle, şafak ile ilgili. - bk. Suphiye
Remziye: İşaretle, simgeyle ilgili, simgeli, simgesel.
Hamdiye: Allah’ı övmeyle, Allah’a şükretmeyle ilgili.
Berkiye: Şimşek gibi, parlak.
Nuriye: Işıklı, ışıktan gelme
Sırriye: Sır saklamasını bilen kimse.
İrfaniye: İrfanla, bilgi ve kültürle ilgili.
Tahliye: Boşaltmak. Boş bırakmak. Serbest bırakmak. Tathir etmek. Temizlemek.
Kafiye: Tâbi olan şey. Her şeyin son tarafı. Şiirde mısra sonlarında bulunan sözcüklerin son heceleri arasındaki ses benzerliği, uyak. Halk edebiyatında ayak.
Marziye: Hoşa giden, beğenilen.
Ayniye: Gözle ilgili olan.
Lamiye: Parıldayan, parlak, parıltılı.
Asiye: İsyan eden
Nafiye: Yok eden, ortadan kaldıran, süren.
Bakiye: Artık, artan, kalan, geri kalan. Kalıntı.
Nadiye: 1. Bağıran, bağırıp çağıran, seslenen. 2. Toplantı, meclis.
Fethiye: Fethetme, alma ile ilgili olan. Fethe mensup. Fetih hakkında yazılan kaside.
Huriye: 1. Coşkunluk hallerinde hurilerle buluştuklarına inanan bir tarikat. 2. Cennet kızı. 3. Sevgili. 4. Çok güzel kadın. Sözlük Anlamı: Meşin sırt çantası, dağarcık.
Raciye: 1. Rica eden, yalvaran. 2. Umutlu.
Hadiye: Hidayete erdiren, doğru yolu gösteren, kılavuz, rehber. Önde giden. Kuran’da geçmektedir ( Araf 186, Furkan 31)
Semiye: Aynı adı taşıyan, adları aynı olan, adaş.
Mihriye: Güneşle ilgili.
Şehriye: 1. Şehirli, kentli. 2. Kibar, ince, nazik.
Şafiye: İyileştiren, iyi eden, şifa veren.
Örfiye: Törelerle, âdetlerle ilgili.
Fehmiye: Anlayış, kavrayışla ilgili olan.
Hıfziye: 1. Saklama, koruma ile ilgili. 2. Ezberleme, akılda tutma.
Nevriye: Işıklı, parlak.
Münciye: Kurtarıcı, kurtaran, önder.
Zülfiye: Sevgilinin zülfü, saçı. - bk. Zülfüye
Sulbiye: Birinin soyundan gelme.
Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Sadiye: Mutlu, uğurlu.
Emriye: Emirle, buyrukla ilgili.
Rahiye: Bal arısı.
Sudiye: Yararlı, faydalı, kazançlı.
Dahiye: Hârikulâde zekâ ve yetenek sahibi. Büyük iş ve hâdise.
Nazmiye: Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımla ilgili
Mariye: Şen’un adında birinin kızı olup hicretin 7. yılında kızkardeşi Şirin ile birlikte, Mukavkıs tarafından Hz. Muhammed’e (s.a.s) hediye edilen kıbti bir cariye. Hz. Peygamberin hanımlarından küçük yaşta ölen oğlu İbrahim’in annesi.
Rasiye: Büyük dağ.
Badiye: 1. Çöl, sahra 2. Kır, ova
Vehbiye: Tanrı bağışı olan.
Muradiye: İstekli, dileği olan, arzulu kadın. Amacı olan kadın.
Merziye: Hoşa giden, beğenilen. - bk. Marziye
Savniye: Koruma, gözetme ile ilgili.
Ümniye: 1. Umut. 2. İstek, arzu. 3. Niyet.
Kaniye: Kanaat eden, fazlasını istemeyen,kanmış,kanaatkar.
Şükriye: Görülen iyiliğe karşı şükretmek , hoşnut olmak
Hediye: Armağan, bahşiş
Terbiye: Eğitim, Görgü
Nabiye: Haberci, haber veren.
Mehdiye: Doğru yolu bulan, hidayete eren.
Gülşadiye: Mutlu, seviçli güzel.
Türkiye: Türkiye Cumhuriyeti’nin yer aldığı ülke.
Safiye: Katıksız, katışıksız saf
Şemsiye: Güneşle ilgili, güneşe özgü, güneşlik.
Ulviye: Yüce, yüksek, gökle ilgili
Radiye: Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen.
Dürriye: İnci gibi parlayan
Cevriye: 1. Haksızlık. 2. Eza, cefa, eziyet, gadir, zulüm, sitem.Eziyet, sıkıntıyla ilgili olan.
Hilmiye: Yumuşak huylu, ince nazik kimse.(Arapça)
Fahriye: Bir işi çıkar beklemeden yapan
Sevdiye: Türkçe "sevdi" sözüne yanlış olarak Arapça dişillik eki getirilerek elde edilen bir ad.
Adniye: Cennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik bayan.
Nariye: 1. Ateşle ilgili. 2. Cin, peri.
Sadriye: 1. Göğüsle ilgili, göğse ait. 2. Çocuğun anasıyla olan bağı.
Hüsniye: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
Veliye: Ermiş kadın.
Nasiye: Unutan, unutmuş olan.
Zeyniye: Süslü.
İlmiye: Dinî bilimlerle uğraşan kimseler topluluğu.
Şevkiye: Şevkli, neşeli, istekli.
Edviye: İlaçlar, devâlar. Mezopotamya ve İran mutfağında kullanılan bir baharat karışımıdır.
Ermiye: Dolu yağdıran kasırga bulutları.
Bahriye: Donanma ve denizle ilgili
Zühtiye: Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren.
Sabriye: Sabırlı, sabırla ilgili
Methiye: 1. Övgü. 2. Birini veya bir şeyi övmek için yazılmış şiir.
Seyfiye: 1. Kılıçla ilgili, askerliğe ait. 2. Kılıç biçiminde. 3. Asker zümresi.
Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili
Saniye: Dakikanın 60’ta biri süresinde zaman birimi
Atiye: 1. Bağış, bahşiş, ihsan. Hediye. 2. Gelecek, istikbal.
Raziye: Kabul eden, rıza gösteren, boyun eğen
Zatiye: Kendiyle ilgili, kendine ait, özel.
Samiye: Yüksek, yüce.
Bedriye: Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili
Sabiye: Küçük kız, kız çocuğu.
Maviye: Billur taşı. Mavi renkten olan, mavi renge ait.
Vasfiye: Nitelikli.
Ümmiye: Okur yazar olmayan kadın
Ramiye: Fırlatan, atan.
Lütfiye: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili
Sulhiye: Barışa özgü, barışla ilgili, barış.
Hükmiye: Hükümle ilgili, hükme ait, bir karara dayanan.