İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Harlan isminin anlamı: ülke. Harlan ismi İngilizce kökenli bir Erkek ismidir.
Harlan İsminin Anlamı Nedir? Harlan İsminin AnaliziNurlan: "Işıklan, ışık saç" anlamında kullanılan bir ad.
Harika: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
Kutsalan: Uğur getiren, kutlu.
Taflan: Gülgillerden, kışın yaprağını dökmeyen bir bitki.
Dilan: Gönül dostu, gönüldaş
Seylan: Akma, akış.
Gözalan: Gösterişli, ilgi çekici.
Bağlan: "Sev, sevdiğine bağlı kal" anlamında kullanılan bir ad.
Zilan: Yeniden doğuş anlamına gelmektedir.
Nalan: İnleyen, feryad eden
Beylan: 1. Ağırbaşlı, uslu, kibar. 2. Şımarık, nazlı, yaramaz. 3. Sebatsız, tembel. bk. Baylan
Harmonia: ares kızı
Leylan: Serap, yalgın.
Erdelan: Irak’ın Soran bölgesindeki Erdelan Beyliği
Gülan: Güller.
Kulan: İki üç yaşında dişi tay, kısrak.
Harbiye: Savaşla ilgili.
Gulan: Yılın beşinci ayı, Mayıs
Harum: yüksek aşağı atmak
Ceylan: Hızlı koşan, biçimli bacakları olan ve güzel gözleriyle tanınan bir gazel cinsi.
Neylan: Muradına eren, isteği yerine gelen, dileği gerçekleşen.
Hare: Cam, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş.
Şilan: Yaban gülü yada dağ gülü (kuşburnu).
Nazlan: "Naz yap, kendini beğendir, nazlı, cilveli ol" anlamında kullanılan bir ad.
Özaslan: Aslan gibi güçlü, soylu kimse.
Koraslan: Ateşli, canlı, hareketli yiğit kimse.
Kılıçaslan: Kılıç gibi keskin, yürekli kimse.
Haran: dağlık ülke
Harput: Güneşli lotus
Kınıkaslan: Gayretli, çabalayan kimse.
Harbonah: onun çöküşünü, kılıcını
Savalan: Görkemli
Günalan: Aydınlanan, aydın olan.
Terlan: Sarı renkli, büyük pençeli, kartala benzeyen bir kuş.
İlalan: Ülke alan, ülke fetheden.
Harb:
Şahlan: Şaha kalk; coş, kükre; parla, ışılda" anlamlarında kullanılan bir ad.
Atalan: At sahibi olan kimse.
Alparslan: Korkusuz, yiğit, Soylu, aslan gibi anlamında
Hızlan: "Hız kazan, hızını artır" anlamında kullanılan bir ad.
Tavlan: Şişman.
Güçsalan: Gücünü, kuvvetini gösteren kimse.
Tunçaslan: Güçlü, kuvvetli kimse.
Salan: 1. Otlak, mera. 2. Dinlendirilen tarla, toprak.
Aslan: Türklerin, güçlü insan tanımlarında genellikle seçtikleri ormanlar kralı
Sılan: Rahat, huzurlu.
Çağlan: Bir ırmağın denize kavuştuğu yer.
Taylan: 1. İnce, kibar, güzel, uzun ve düzgün boylu. 2. Çok yağmur yağmasına karşın işlenebilir durumdaki toprak.
Haruz: Dikkat
Hareph: kış sitem
Dolan: Dolgun olan.
Gençaslan: Aslan gibi güçlü olan genç.
Harim: , yok tanrıya adanmış
Dölaslan: Aslan gibi güçlü soydan gelen kimse.
Koçakaslan: Cömert, kahraman yiğit.
Aclan: Hızlı, çabuk, telaşlı kimse. Hızlı, çabuk, telaşlı. Osman Bey ile çağdaş olan 14. yy. ortalarında yaşamış Karasi Beyi.
Alpaslan: Yiğit, cesur, yürekli kimse. Büyük Selçuklu hükümdarı.
Saylan: Uçurum, yar.
Öztaylan: İnce, kibar, güzel, uzun ve düzgün boylu kimse.
Arlan: “Utanç duy” anlamında kullanılan bir ad.
Ünalan: Ün-alan. Adı duyulmuş, ün kazanmış.
Ertaylan: Uzun boylu, yakışıklı erkek.
Erkarslan: Arslan gibi güçlü, kuvvetli olan kimse.
Haroun-Al-Rachid: Dik
Gencaslan: Aslan gibi güçlü olan genç. bk. Gençaslan
Kaplan: Kedigillerden, enine siyah çizgili, koyu sarı postu olan çevik ve yırtıcı hayvan.
Karaoğlan: Esmer renkli çocok.
Harhas: güven öfke ısı
Harrell: Tanrı Dağı
Öcalan: Yapılan kötülüğün acısını çıkaran, öcünü alan, intikam alan, cezalandıran.
Dalan: 1. Biçim, şekil. 2. İnce, narin, zarif.
Tokalan: Olgunlaşmış, erginleşmiş.
Çavlan: Büyük çağlayan.
İlarslan: Ülkenin en güçlü insanı.
Atlan: 1. Ün, nam, şöhret. 2. Değer, önem.
Arslan: bk. Aslan
Haris: Süngü demiri. Soğuk olan şey. Muhafız. Bekçi. Gözcü. Himaye eden. Bekleyen. Son derece hırslı olan.
Harel: Tanrı Dağı
Boylan: Kibirli, mağrur.
Türkaslan: Aslan gibi güçlü Türk.
Cezlan: Mutlu.
Zabulan: Onur Emlak
Ilan: Ağaç
Bilan: Süslü ve işlemeli kılıç kemeri.
Eraslan: Aslan gibi güçlü erkek.
Kızılaslan: Altın gibi yüreği olan cesur kimse.
Çarlan: Güçlü akan su.
Usalan: Akıl alan, akıllı.
Harun: Akseden, parlayan. Hz. Musa (a.s)’ın Peygamber olan küçük kardeşinin adı. Köken: İbr. Söyleyiş: (ha:run) Cinsiyet: Erkek 1. Parlayan.2. Hz. Musa’nın küçük kardeşinin adı. Bir tutam ot. Özellikle atlarda görülen, bulaşıcı bir çeşit hastalık, sakağı. sıf. (Ar. ḥurūnet “hayvanın inat edip ileri gitmemesi”nden ḥarūn) 1. İlerleyeceği yerde huysuzluk edip geri geri giden (at) [Halk ağzında harın kullanılmaktadır]: Zabta kim kādir idi esb-i harûn-ı feleği / Olmasa kabza-i destinde inân-ı devlet (Sâmi). Ashâb-ı kiram haydi dediler, kalkmadı, harun hayvan gibi inat edip durdu (Cevdet Paşa). 2. mec. İnatçı (kimse).
Önalan: Önce davranan, üstün gelen, başta olan.