İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Harden isminin anlamı: Tavşan. Harden ismi İngilizce kökenli bir Erkek ismidir.
Harden İsminin Anlamı Nedir? Harden İsminin AnaliziHarum: yüksek aşağı atmak
Harika: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
Simden: Gümüşten yapılmış gibi, güzel ve parlak.
Gülden: Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
İlden: Yaptığı işin kötü sonuç vermesinden üzülen, pişmanlık duyan.
İnciden: İnci gibi güzel, zarif, değerli.
Laden: Laden, Cistaceae familyasından Cistus cinsini oluşturan beyaz veya pembe çiçekli bitki türlerine verilen ad. Bu bitkiden elde edilen sürme, rastık.
Fulden: Her zaman geniş açık görüşlü
Gönülden: Yürekten, içten, candan.
Günden: Uysal, yumuşak, her şeyi kabul eden kimse.
Hare: Cam, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş.
Gülbeden: Gül gibi güzel bedeni olan.
Harmonia: ares kızı
Seden: (Sedan) sesin, seslenişin
Harbiye: Savaşla ilgili.
Argüden: Temiz ve dürüst olmayı amaçlayan kimse.
Harb:
Haruz: Dikkat
Harim: , yok tanrıya adanmış
Vadden: güneş
Haroun-Al-Rachid: Dik
Yarden: Akış, alçalma
Eden: zevk
İşgüden: İş yapan, çalışan.
Haran: dağlık ülke
Harhas: güven öfke ısı
Özden: Soyu temiz olan. Soyca temiz, köleliği olmayan
Haris: Süngü demiri. Soğuk olan şey. Muhafız. Bekçi. Gözcü. Himaye eden. Bekleyen. Son derece hırslı olan.
Ergüden: Yiğit erkek.
Harrell: Tanrı Dağı
Hareph: kış sitem
Aden: Allah’ın Kuran’da lanetlediği Ad kavmi. (Hud Suresi 60, Necm Suresi 50) Dikkat: Bazı web sayfalarında Aden isminin Cennet bahçesi olduğu söylenmiştir ancak bu yanlış bir bilgidir. Aden değil Adn kelimesi Cennet ismidir.
Eaden: zevk
Erden: Bekaret / İnsan eli değmemiş /Erkenden
Harbonah: onun çöküşünü, kılıcını
Harel: Tanrı Dağı
Harun: Akseden, parlayan. Hz. Musa (a.s)’ın Peygamber olan küçük kardeşinin adı. Köken: İbr. Söyleyiş: (ha:run) Cinsiyet: Erkek 1. Parlayan.2. Hz. Musa’nın küçük kardeşinin adı. Bir tutam ot. Özellikle atlarda görülen, bulaşıcı bir çeşit hastalık, sakağı. sıf. (Ar. ḥurūnet “hayvanın inat edip ileri gitmemesi”nden ḥarūn) 1. İlerleyeceği yerde huysuzluk edip geri geri giden (at) [Halk ağzında harın kullanılmaktadır]: Zabta kim kādir idi esb-i harûn-ı feleği / Olmasa kabza-i destinde inân-ı devlet (Sâmi). Ashâb-ı kiram haydi dediler, kalkmadı, harun hayvan gibi inat edip durdu (Cevdet Paşa). 2. mec. İnatçı (kimse).
Harput: Güneşli lotus
Jaden: Tanrı tarafından Heard
Süerden: Temiz, dürüst asker.
Bladen: Kahraman