İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Harbiye isminin anlamı: Savaşla ilgili. Harbiye ismi Arapça kökenli bir Kız ismidir.
Harbiye İsminin Anlamı Nedir? Harbiye İsminin Analiziİlmiye: Dinî bilimlerle uğraşan kimseler topluluğu.
Takiye: Günahtan, haramdan kaçınan, dinine bağlı kimse.
Beriye: Salim, kurtulmuş, aklanmış, arı, temiz.
Kibariye: 1. Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan. 2. Seçkin, değerli. 3. Zengin, soylu.
Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili
Marziye: Hoşa giden, beğenilen.
Cevriye: 1. Haksızlık. 2. Eza, cefa, eziyet, gadir, zulüm, sitem.Eziyet, sıkıntıyla ilgili olan.
Hüsniye: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
Adniye: Cennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik bayan.
Methiye: 1. Övgü. 2. Birini veya bir şeyi övmek için yazılmış şiir.
Ramiye: Fırlatan, atan.
Veliye: Ermiş kadın.
Asiye: İsyan eden
Ganiye: 1. Zengin, varlıklı. 2. Çok hoş. 3. Kadın şarkıcı.
Kafiye: Tâbi olan şey. Her şeyin son tarafı. Şiirde mısra sonlarında bulunan sözcüklerin son heceleri arasındaki ses benzerliği, uyak. Halk edebiyatında ayak.
Hulkiye: 1. Yaradılışla ilgili. 2. İyi yaradılışlı, iyi ahlaklı.
Sırriye: Sır saklamasını bilen kimse.
Sudiye: Yararlı, faydalı, kazançlı.
Adeviye: 1. İyilik, yardımseverlik. 2. Ünlü hanım mutasav-vıfe.İyilikseverlik, yardımseverlik.
Cudiye: Cömert, eli açık.
Nafiye: Yok eden, ortadan kaldıran, süren.
Keşfiye: 1. Keşifle ilgili. 2. Keşfeden.
Lütfiye: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili
Şaziye: Özellikleri kimseye benzemeyen
Zeyniye: Süslü.
Nadiye: 1. Bağıran, bağırıp çağıran, seslenen. 2. Toplantı, meclis.
Necmiye: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
Radiye: Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen.
Samiye: Yüksek, yüce.
Şevkiye: Şevkli, neşeli, istekli.
Vasfiye: Nitelikli.
Münciye: Kurtarıcı, kurtaran, önder.
Sadiye: Mutlu, uğurlu.
İrfaniye: İrfanla, bilgi ve kültürle ilgili.
Bedriye: Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili
Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Nevriye: Işıklı, parlak.
Harum: yüksek aşağı atmak
Fenniye: Fene, bilime ilişkin, bilimle ilgili.
Hare: Cam, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş.
Fahriye: Bir işi çıkar beklemeden yapan
Aliye: Yüce, yüksek
Hayriye: Hayırla, iyilikle ilgili
Hilmiye: Yumuşak huylu, ince nazik kimse.(Arapça)
Nakiye: 1. Temiz, pak. 2. Çok ince, çok güzel, zarif.
Ulviye: Yüce, yüksek, gökle ilgili
Şehriye: 1. Şehirli, kentli. 2. Kibar, ince, nazik.
Sabiye: Küçük kız, kız çocuğu.
Namiye: 1. Yetişen, büyüyen, artan. 2. Güç kazanma.
Hadiye: Hidayete erdiren, doğru yolu gösteren, kılavuz, rehber. Önde giden. Kuran’da geçmektedir ( Araf 186, Furkan 31)
Ruziye: Gündüze ait, gündüzle ilgili.
Nasiye: Unutan, unutmuş olan.
Nazmiye: Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımla ilgili
Nabiye: Haberci, haber veren.
Hediye: Armağan, bahşiş
Şadiye: Sevinç, neşe, mutluluk
Merziye: Hoşa giden, beğenilen. - bk. Marziye
Hamdiye: Allah’ı övmeyle, Allah’a şükretmeyle ilgili.
Badiye: 1. Çöl, sahra 2. Kır, ova
Vehbiye: Tanrı bağışı olan.
Ermiye: Dolu yağdıran kasırga bulutları.
Behiye: Güzel ve alımlı kadın
Harika: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
Gülşadiye: Mutlu, seviçli güzel.
Mehdiye: Doğru yolu bulan, hidayete eren.
Zühtiye: Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren.
Zihniye: Zihinle, akılla ilgili.
Nuriye: Işıklı, ışıktan gelme
Şemsiye: Güneşle ilgili, güneşe özgü, güneşlik.
Rukiye: Büyüleyici, sihirleyici, efsun. Peygamberimiz’in kızlarından birinin adıdır.
Bakiye: Artık, artan, kalan, geri kalan. Kalıntı.
Sabriye: Sabırlı, sabırla ilgili
Türkiye: Türkiye Cumhuriyeti’nin yer aldığı ülke.
Nebiye: Haberci, haber veren, elçi.
Feyziye: 1. Bollukla, bereketle ilgili. 2. Bilimle, bilgiyle ilgili.
Lemiye: Parlayan, ışıldayan.
Sevdiye: Türkçe "sevdi" sözüne yanlış olarak Arapça dişillik eki getirilerek elde edilen bir ad.
Şafiye: İyileştiren, iyi eden, şifa veren.
Maviye: Billur taşı. Mavi renkten olan, mavi renge ait.
Örfiye: Törelerle, âdetlerle ilgili.
Hamiye: 1. Himaye eden, koruyan, koruyucu. 2. Kayıran, kayıncı.
Safiye: Katıksız, katışıksız saf
Fehmiye: Anlayış, kavrayışla ilgili olan.
Semiye: Aynı adı taşıyan, adları aynı olan, adaş.
Edviye: İlaçlar, devâlar. Mezopotamya ve İran mutfağında kullanılan bir baharat karışımıdır.
Berkiye: Şimşek gibi, parlak.
Mariye: Şen’un adında birinin kızı olup hicretin 7. yılında kızkardeşi Şirin ile birlikte, Mukavkıs tarafından Hz. Muhammed’e (s.a.s) hediye edilen kıbti bir cariye. Hz. Peygamberin hanımlarından küçük yaşta ölen oğlu İbrahim’in annesi.
Zülfiye: Sevgilinin zülfü, saçı. - bk. Zülfüye
Ferdiye: 1. Tek olan, tek şey. 2. Fertle ilgili, bireysel.
Suphiye: Sabah vaktiyle, şafak ile ilgili.
Ümmiye: Okur yazar olmayan kadın
Bahriye: Donanma ve denizle ilgili
Zatiye: Kendiyle ilgili, kendine ait, özel.
Avniye: 1. Yeniçeriler tarafından ve daha sonra Sultan Mecid ve Sultan Aziz zamanlarında giyilen bir çeşit yağmurluk. 2. Yardım etmiş. Yardımla ilgili.
Mihriye: Güneşle ilgili.
Asliye: 1. Seçkin, özel. 2. Esas, temel.
Ferdaniye: Birlik, teklik, eşsizlik.
Lamiye: Parıldayan, parlak, parıltılı.
Arziye: Toprakla ilgili, topraktan yetişen.
Saniye: Dakikanın 60’ta biri süresinde zaman birimi
Harhas: güven öfke ısı
Haroun-Al-Rachid: Dik
Harun: Akseden, parlayan. Hz. Musa (a.s)’ın Peygamber olan küçük kardeşinin adı. Köken: İbr. Söyleyiş: (ha:run) Cinsiyet: Erkek 1. Parlayan.2. Hz. Musa’nın küçük kardeşinin adı. Bir tutam ot. Özellikle atlarda görülen, bulaşıcı bir çeşit hastalık, sakağı. sıf. (Ar. ḥurūnet “hayvanın inat edip ileri gitmemesi”nden ḥarūn) 1. İlerleyeceği yerde huysuzluk edip geri geri giden (at) [Halk ağzında harın kullanılmaktadır]: Zabta kim kādir idi esb-i harûn-ı feleği / Olmasa kabza-i destinde inân-ı devlet (Sâmi). Ashâb-ı kiram haydi dediler, kalkmadı, harun hayvan gibi inat edip durdu (Cevdet Paşa). 2. mec. İnatçı (kimse).
Harbonah: onun çöküşünü, kılıcını
Haruz: Dikkat
Harrell: Tanrı Dağı
Haran: dağlık ülke
Hareph: kış sitem
Haris: Süngü demiri. Soğuk olan şey. Muhafız. Bekçi. Gözcü. Himaye eden. Bekleyen. Son derece hırslı olan.
Sariye: Hz. Ömer’in İran’daki komutanı.Sariye(R.A)
Harb:
Harel: Tanrı Dağı
Harim: , yok tanrıya adanmış
Harput: Güneşli lotus