İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Harbiye isminin anlamı: Savaşla ilgili. Harbiye ismi Arapça kökenli bir Kız ismidir.
Harbiye İsminin Anlamı Nedir? Harbiye İsminin AnaliziŞafiye: İyileştiren, iyi eden, şifa veren.
Ümniye: 1. Umut. 2. İstek, arzu. 3. Niyet.
Badiye: 1. Çöl, sahra 2. Kır, ova
Atiye: 1. Bağış, bahşiş, ihsan. Hediye. 2. Gelecek, istikbal.
Sırriye: Sır saklamasını bilen kimse.
Lemiye: Parlayan, ışıldayan.
Avniye: 1. Yeniçeriler tarafından ve daha sonra Sultan Mecid ve Sultan Aziz zamanlarında giyilen bir çeşit yağmurluk. 2. Yardım etmiş. Yardımla ilgili.
Nebiye: Haberci, haber veren, elçi.
Raziye: Kabul eden, rıza gösteren, boyun eğen
Berkiye: Şimşek gibi, parlak.
Refiye: Yüksek, yüce. - bk. Refia
Ferdiye: 1. Tek olan, tek şey. 2. Fertle ilgili, bireysel.
Sabiye: Küçük kız, kız çocuğu.
Behiye: Güzel ve alımlı kadın
Mehtiye: Doğru yolu bulan, hidayete eren. - bk. Mehdiye
Örfiye: Törelerle, âdetlerle ilgili.
Fevziye: Kurtuluş, zafer ve üstünlükle ilgili olan.
Hadiye: Hidayete erdiren, doğru yolu gösteren, kılavuz, rehber. Önde giden. Kuran’da geçmektedir ( Araf 186, Furkan 31)
Nasiye: Unutan, unutmuş olan.
Ünsiye: 1. Alışmış, sokulgan. 2. Arkadaş, dost.
Zühtiye: Her türlü zevke karşı koyarak kendini ibadete veren.
Kutbiye: Kutupla ilgili, kutba ilişkin.
Rahmiye: Acıyan, merhamet eden.
Harbiye: Savaşla ilgili.
Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili
Adniye: Cennete gitmeye hak kazanmış, cennetlik bayan.
Bakiye: Artık, artan, kalan, geri kalan. Kalıntı.
Mihriye: Güneşle ilgili.
Resmiye: 1. Devlet tarafından veya devlet adına olan. 2. Alayla, törenle olan. 3. Ciddi.
Hüsniye: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
İlmiye: Dinî bilimlerle uğraşan kimseler topluluğu.
Zülfiye: Sevgilinin zülfü, saçı. - bk. Zülfüye
Subhiye: Sabah vaktiyle, şafak ile ilgili. - bk. Suphiye
Münciye: Kurtarıcı, kurtaran, önder.
Lütfiye: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili
Kafiye: Tâbi olan şey. Her şeyin son tarafı. Şiirde mısra sonlarında bulunan sözcüklerin son heceleri arasındaki ses benzerliği, uyak. Halk edebiyatında ayak.
Takiye: Günahtan, haramdan kaçınan, dinine bağlı kimse.
Rahiye: Bal arısı.
Vechiye: Yüze ait, yüzle ilgili.
Yümniye: Uğurlu, kutlu.
Nevriye: Işıklı, parlak.
Hediye: Armağan, bahşiş
Şaziye: Özellikleri kimseye benzemeyen
Maviye: Billur taşı. Mavi renkten olan, mavi renge ait.
Sudiye: Yararlı, faydalı, kazançlı.
Beriye: Salim, kurtulmuş, aklanmış, arı, temiz.
Kaniye: Kanaat eden, fazlasını istemeyen,kanmış,kanaatkar.
Bedriye: Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili
Rukiye: Büyüleyici, sihirleyici, efsun. Peygamberimiz’in kızlarından birinin adıdır.
Fahriye: Bir işi çıkar beklemeden yapan
Remziye: İşaretle, simgeyle ilgili, simgeli, simgesel.
Savniye: Koruma, gözetme ile ilgili.
Taliye: 1. Sonradan gelen, bir şeyin arkası sıra giden. 2. Kur’an okuyan.
Muradiye: İstekli, dileği olan, arzulu kadın. Amacı olan kadın.
Nariye: 1. Ateşle ilgili. 2. Cin, peri.
Şemsiye: Güneşle ilgili, güneşe özgü, güneşlik.
Vehbiye: Tanrı bağışı olan.
Zihniye: Zihinle, akılla ilgili.
Merziye: Hoşa giden, beğenilen. - bk. Marziye
Keşfiye: 1. Keşifle ilgili. 2. Keşfeden.
Nabiye: Haberci, haber veren.
Hare: Cam, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş.
Ümmiye: Okur yazar olmayan kadın
Hamdiye: Allah’ı övmeyle, Allah’a şükretmeyle ilgili.
İrfaniye: İrfanla, bilgi ve kültürle ilgili.
Ruhiye: Ruhla ilgili,ruha ait.
Harmonia: ares kızı
Gülşadiye: Mutlu, seviçli güzel.
Ganiye: 1. Zengin, varlıklı. 2. Çok hoş. 3. Kadın şarkıcı.
Seniye: Yüksek, yüce.
Semiye: Aynı adı taşıyan, adları aynı olan, adaş.
Şehriye: 1. Şehirli, kentli. 2. Kibar, ince, nazik.
Şevkiye: Şevkli, neşeli, istekli.
Hilmiye: Yumuşak huylu, ince nazik kimse.(Arapça)
Hayriye: Hayırla, iyilikle ilgili
Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Edviye: İlaçlar, devâlar. Mezopotamya ve İran mutfağında kullanılan bir baharat karışımıdır.
Sabriye: Sabırlı, sabırla ilgili
Zekiye: Anlayışlı, kavrayışlı, zekâ sahibi.
Arziye: Toprakla ilgili, topraktan yetişen.
Uzziye: Allah `ın gücü
Aliye: Yüce, yüksek
Fecriye: Tan vaktiyle, tan kızıllığıyla ilgili.
Samiye: Yüksek, yüce.
Feyziye: 1. Bollukla, bereketle ilgili. 2. Bilimle, bilgiyle ilgili.
Kadriye: Değerle ilgili / İtibar, onur
Sevdiye: Türkçe "sevdi" sözüne yanlış olarak Arapça dişillik eki getirilerek elde edilen bir ad.
Türkiye: Türkiye Cumhuriyeti’nin yer aldığı ülke.
Emriye: Emirle, buyrukla ilgili.
Lamiye: Parıldayan, parlak, parıltılı.
Asiye: İsyan eden
Saniye: Dakikanın 60’ta biri süresinde zaman birimi
Rasiye: Büyük dağ.
Cudiye: Cömert, eli açık.
Radiye: Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen.
Kudsiye: Kutsal.
Cevriye: 1. Haksızlık. 2. Eza, cefa, eziyet, gadir, zulüm, sitem.Eziyet, sıkıntıyla ilgili olan.
Mehdiye: Doğru yolu bulan, hidayete eren.
Nazmiye: Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımla ilgili
Tahliye: Boşaltmak. Boş bırakmak. Serbest bırakmak. Tathir etmek. Temizlemek.
Harb:
Haris: Süngü demiri. Soğuk olan şey. Muhafız. Bekçi. Gözcü. Himaye eden. Bekleyen. Son derece hırslı olan.
Sariye: Hz. Ömer’in İran’daki komutanı.Sariye(R.A)
Harhas: güven öfke ısı
Hareph: kış sitem
Haran: dağlık ülke
Haruz: Dikkat
Harrell: Tanrı Dağı
Haroun-Al-Rachid: Dik
Harim: , yok tanrıya adanmış
Harput: Güneşli lotus
Harel: Tanrı Dağı
Harun: Akseden, parlayan. Hz. Musa (a.s)’ın Peygamber olan küçük kardeşinin adı. Köken: İbr. Söyleyiş: (ha:run) Cinsiyet: Erkek 1. Parlayan.2. Hz. Musa’nın küçük kardeşinin adı. Bir tutam ot. Özellikle atlarda görülen, bulaşıcı bir çeşit hastalık, sakağı. sıf. (Ar. ḥurūnet “hayvanın inat edip ileri gitmemesi”nden ḥarūn) 1. İlerleyeceği yerde huysuzluk edip geri geri giden (at) [Halk ağzında harın kullanılmaktadır]: Zabta kim kādir idi esb-i harûn-ı feleği / Olmasa kabza-i destinde inân-ı devlet (Sâmi). Ashâb-ı kiram haydi dediler, kalkmadı, harun hayvan gibi inat edip durdu (Cevdet Paşa). 2. mec. İnatçı (kimse).
Harbonah: onun çöküşünü, kılıcını