İsminize en uygun ismi bulmak ister misiniz?
Ruziye isminin anlamı: Gündüze ait, gündüzle ilgili. Ruziye ismi Farsça kökenli bir Kız ismidir.
Ruziye İsminin Anlamı Nedir? Ruziye İsminin AnaliziRasiye: Büyük dağ.
Hamiye: 1. Himaye eden, koruyan, koruyucu. 2. Kayıran, kayıncı.
Hayriye: Hayırla, iyilikle ilgili
Kadriye: Değerle ilgili / İtibar, onur
Sevdiye: Türkçe "sevdi" sözüne yanlış olarak Arapça dişillik eki getirilerek elde edilen bir ad.
Raziye: Kabul eden, rıza gösteren, boyun eğen
Marziye: Hoşa giden, beğenilen.
Dürriye: İnci gibi parlayan
Ayniye: Gözle ilgili olan.
Remziye: İşaretle, simgeyle ilgili, simgeli, simgesel.
Ramiye: Fırlatan, atan.
Methiye: 1. Övgü. 2. Birini veya bir şeyi övmek için yazılmış şiir.
Sulhiye: Barışa özgü, barışla ilgili, barış.
Saniye: Dakikanın 60’ta biri süresinde zaman birimi
Samiye: Yüksek, yüce.
Ruziye: Gündüze ait, gündüzle ilgili.
Feyziye: 1. Bollukla, bereketle ilgili. 2. Bilimle, bilgiyle ilgili.
Fenniye: Fene, bilime ilişkin, bilimle ilgili.
Badiye: 1. Çöl, sahra 2. Kır, ova
Zekiye: Anlayışlı, kavrayışlı, zekâ sahibi.
Terbiye: Eğitim, Görgü
Hediye: Armağan, bahşiş
İrfaniye: İrfanla, bilgi ve kültürle ilgili.
Fehmiye: Anlayış, kavrayışla ilgili olan.
Semiye: Aynı adı taşıyan, adları aynı olan, adaş.
Arziye: Toprakla ilgili, topraktan yetişen.
Şükriye: Görülen iyiliğe karşı şükretmek , hoşnut olmak
Vechiye: Yüze ait, yüzle ilgili.
Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili
Şemsiye: Güneşle ilgili, güneşe özgü, güneşlik.
Şafiye: İyileştiren, iyi eden, şifa veren.
Lamiye: Parıldayan, parlak, parıltılı.
Mehdiye: Doğru yolu bulan, hidayete eren.
Ruhiye: Ruhla ilgili,ruha ait.
Ruze: Oruç.
Bedriye: Ayın ondürdüncü geceki haliyle ilgili
Ünsiye: 1. Alışmış, sokulgan. 2. Arkadaş, dost.
Ümniye: 1. Umut. 2. İstek, arzu. 3. Niyet.
Behiye: Güzel ve alımlı kadın
Resmiye: 1. Devlet tarafından veya devlet adına olan. 2. Alayla, törenle olan. 3. Ciddi.
Harbiye: Savaşla ilgili.
Hamdiye: Allah’ı övmeyle, Allah’a şükretmeyle ilgili.
Ulviye: Yüce, yüksek, gökle ilgili
Düriye: İnci gibi parlayan, parlak.
Türkiye: Türkiye Cumhuriyeti’nin yer aldığı ülke.
Kibariye: 1. Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan. 2. Seçkin, değerli. 3. Zengin, soylu.
Muradiye: İstekli, dileği olan, arzulu kadın. Amacı olan kadın.
Bahriye: Donanma ve denizle ilgili
Merziye: Hoşa giden, beğenilen. - bk. Marziye
Keşfiye: 1. Keşifle ilgili. 2. Keşfeden.
Nebiye: Haberci, haber veren, elçi.
Rahmiye: Acıyan, merhamet eden.
Taliye: 1. Sonradan gelen, bir şeyin arkası sıra giden. 2. Kur’an okuyan.
Sulbiye: Birinin soyundan gelme.
Hulkiye: 1. Yaradılışla ilgili. 2. İyi yaradılışlı, iyi ahlaklı.
Sabiye: Küçük kız, kız çocuğu.
Asliye: 1. Seçkin, özel. 2. Esas, temel.
Seniye: Yüksek, yüce.
Zihniye: Zihinle, akılla ilgili.
Savniye: Koruma, gözetme ile ilgili.
Kafiye: Tâbi olan şey. Her şeyin son tarafı. Şiirde mısra sonlarında bulunan sözcüklerin son heceleri arasındaki ses benzerliği, uyak. Halk edebiyatında ayak.
Münciye: Kurtarıcı, kurtaran, önder.
Sadiye: Mutlu, uğurlu.
Mihriye: Güneşle ilgili.
Gülşadiye: Mutlu, seviçli güzel.
Şevkiye: Şevkli, neşeli, istekli.
Maviye: Billur taşı. Mavi renkten olan, mavi renge ait.
Fecriye: Tan vaktiyle, tan kızıllığıyla ilgili.
Namiye: 1. Yetişen, büyüyen, artan. 2. Güç kazanma.
Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
Cevriye: 1. Haksızlık. 2. Eza, cefa, eziyet, gadir, zulüm, sitem.Eziyet, sıkıntıyla ilgili olan.
Nabiye: Haberci, haber veren.
Huriye: 1. Coşkunluk hallerinde hurilerle buluştuklarına inanan bir tarikat. 2. Cennet kızı. 3. Sevgili. 4. Çok güzel kadın. Sözlük Anlamı: Meşin sırt çantası, dağarcık.
Raciye: 1. Rica eden, yalvaran. 2. Umutlu.
Avniye: 1. Yeniçeriler tarafından ve daha sonra Sultan Mecid ve Sultan Aziz zamanlarında giyilen bir çeşit yağmurluk. 2. Yardım etmiş. Yardımla ilgili.
Ümmiye: Okur yazar olmayan kadın
Mariye: Şen’un adında birinin kızı olup hicretin 7. yılında kızkardeşi Şirin ile birlikte, Mukavkıs tarafından Hz. Muhammed’e (s.a.s) hediye edilen kıbti bir cariye. Hz. Peygamberin hanımlarından küçük yaşta ölen oğlu İbrahim’in annesi.
Kudsiye: Kutsal.
Edviye: İlaçlar, devâlar. Mezopotamya ve İran mutfağında kullanılan bir baharat karışımıdır.
Nadiye: 1. Bağıran, bağırıp çağıran, seslenen. 2. Toplantı, meclis.
Aliye: Yüce, yüksek
Örfiye: Törelerle, âdetlerle ilgili.
Hıfziye: 1. Saklama, koruma ile ilgili. 2. Ezberleme, akılda tutma.
Necmiye: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
Refiye: Yüksek, yüce. - bk. Refia
Sırriye: Sır saklamasını bilen kimse.
Berkiye: Şimşek gibi, parlak.
Subhiye: Sabah vaktiyle, şafak ile ilgili. - bk. Suphiye
Hükmiye: Hükümle ilgili, hükme ait, bir karara dayanan.
Lemiye: Parlayan, ışıldayan.
Adeviye: 1. İyilik, yardımseverlik. 2. Ünlü hanım mutasav-vıfe.İyilikseverlik, yardımseverlik.
Fevziye: Kurtuluş, zafer ve üstünlükle ilgili olan.
Takiye: Günahtan, haramdan kaçınan, dinine bağlı kimse.
Suphiye: Sabah vaktiyle, şafak ile ilgili.
Şaziye: Özellikleri kimseye benzemeyen
Nuriye: Işıklı, ışıktan gelme
Hilmiye: Yumuşak huylu, ince nazik kimse.(Arapça)
Ermiye: Dolu yağdıran kasırga bulutları.
Safiye: Katıksız, katışıksız saf
Dahiye: Hârikulâde zekâ ve yetenek sahibi. Büyük iş ve hâdise.
Sariye: Hz. Ömer’in İran’daki komutanı.Sariye(R.A)